Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Kasım 2011

I – ka

I,,,

ben solcuyum,,, insanı temsil ediyorum,,,
tanrısız insanı,,, adaleti ve vicdanı temsil ediyorum,,,

bir tanrıyla konuşuyorum,,, insanca yarattım onu,,,
sonsuz ve sınırsız,,,
değil,,,
sonlu ve sınırlı yarattım,,,
bunu o anladı,,,
büyük sayılar yeter .):)
nasıl desem,,,
beni anlaman için beni okumuş olman lazım,,,
o varsa ve sana kendinden üflediyse sen varsın
o yoksa sen yoksun, bilimsel bir bulgu bu,,, biçimsel bir bulgu,,,
materyalizmin doğal sonucu bu,,, bunu idrak etmek ise sarsıcı,,,
“ben” yanılsaması yaşıyorsun,,,
özgür irade yanılsaması yaşıyorsun,,,
0’dan yaratamıyorsun,,, kayıtlardan,,, 1 ve 0’dan yaratabiliyorsun,,,
bağımsız değilsin,,, elmaya bağ(ım)lısın,,,

burada bile iki sihir var ama,,,

ben benim,,,
buna eminim,,,

ve,,,

zeka o potansiyel evrende
aradığını hem bulabiliyor,,,
hem yaratabiliyor,,,

bu süreci deneyimlemeye de
yaşamak diyorum,,, bilinçle,,, olduğunu, yaptığını, eylediğini,,, ben kadar hissetmek,,,
şık yaşamak,,, kaliteli yaşamak diyorum,,,

o potansiyelde,,,
sonsuz “xey’ var,,,

onun karşısında da insanı temsil ediyorum,,,
düştü elime,,, sisteme bak diyorum,,,
ekonomi değil sadece,,,
makro,,, mikro,,,
hayır,,,
insana bak diyorum,,,
insanlara bak,,,
us and them,,, human world,,, human cosmos,,,
bi ton
syntax error,,,

uf da
fü de,,,
var,,,
sevmek var,,,
bu güzel,,,
ne güzel,,,

of da var,,,
sevgide de var,,,
nefrette de,,,
bu fecii
çok fecii işte,,,

ka—

hikmetinden sual olunmaz değil mi,,,
adem sana sual sordu,,,
o yüzden kovuldu değil mi,,,

hikaye şu,,, sen karar ver,,,

adem bilgi ağacının meyvesi olan elmayı yedi,,, ilk bilgiye sahip olması için
onu önceleyen bir şey vardı,,, ilk soruya sahip olmak,,,

onu sonralayan şeyse şu,,, dünyadaki insan,,, her soruya kendisi yanıt buldu,,,
tanrıya sordu,,, çok sordu,,, tanrı hiç bir soruya yanıt vermedi,,,

bir çocuk tanrı olsa,,, küsmüş dersin,,,
o derece,,,

hey you!

şimdi sana hayatının en önemli sorusunu soracağım,,,

bir sonuç musun,,, bir gerçek mi,,,

hangisisin,,,

söylesene,,,

(.(.(

Reklamlar

Read Full Post »

düşünsene
us sana
kendini hesapla diyor,,,
postça mı,,,
bir miligram doğru olsa
beş yüz miligram değil
bin miligram doğru olsa
fort olsa,,,
gerisi güzel post olsa,,,
kuzu postu,,,
post-u kuzu,,,
hesapla lum,,,

kritik an,,,

idealin norm,,,

şanslıysan,,, kendi normun,,,

her,,,
halde,,,

gaz gibi
uçarken bile
eksidesin,,,

fil gibi
uçarken bile,,,
fil bile
uçarken gibi eksidesin,,,

-1’in anlamı bu,,,

sihirli,,,

onu kabul et artık,,,

tanrı bile,,,
kendini tamamlamadı,,,

o
haldeyim,,,
sevdim de artık
göstereyim,,,
sıfırın soluna atayım imzamı,,,
kök eksibir,,,
irratio,,,
bu sayı ka,,,
o
haldeyim,,,

ütopyam var,,,
bu hayat ekside,,,
senin yok mu,,,
var mı,,,
yok mu,,,
var mı,,,

yok mu olmalı,,,
oraya mı varmalı,,,

(.(.(

Read Full Post »

İlkeli siyaset, kimlik, ahlâk, sorumluluk… postmodern dönemin, umacıları. Gün, sorumluluk almamanın, bağlanmamanın, parçalı kimliklerin, plastik cinselliğin ve tüketicilerin günü! Madem ki siyaset agoralardan silinip oy sandıklarına hapsedildi; modernliğin toplama kamplarında bitiremediği Öteki, evin, mahallenin, kentin dışına püskürtüldü; hayat artık doğumla başlayıp ölümle sona eren bir süreklilik olmaktan çıkıp hesaplanabilir ve sürdürülebilir parçalara bölündü… öyleyse artık evlerimizin sıkıca kilitlenmiş kapıları ardında da olsa, güvendeyiz demektir: Yabancı ve dolayısıyla belirsiz olan her şeyden zamansal ve mekânsal uzaklık; Öteki için sorumluluk almayı gerektiren varoluş biçimlerinin reddi; bütün düzenlemelerin yakınlaşma ve bağlanma olasılığını dışlayacak şekilde tüketici lehine yapılması; yalnızca ve yalnızca şimdiyi yaşama, geçmişten bağımsız olma ve gelecek için taahhüt altına girmeme garantisi… En önemlisi de, ‘iyi’ ile ‘kötü’ arasında seçim yapma ve ahlâki kararlar alma yükümlülüğünden kaçış imkânı… Parçalanmış Hayat’ta artık kimsenin vicdanının sesini dinlemesi, rahatlatması vb. söz konusu değil. Sorumluluk almadığınız sürece rahatlatılması gereken bir vicdanınız da olmayacaktır. ‘Bireyin kurtuluşu’ vaadi gerçekleşmiştir artık!.. Peki ya Öteki? Yoksulluk, savaşlar, etnik kıyım, ayrımcılık, hastane kuyrukları, işsizlik? Etik mi dediniz? Prime-time kuşağında oynayan bir dizinin adı mı? Alışveriş merkezlerinde satılır mı? Parçalanmış Hayat, Richard Sennett’in ‘toplumsal kuram alanında büyük bir olay’ diye nitelediği Postmodern Etik’in devamı olarak okunması gereken bir kitap. Bauman Postmodern Etik’te yasaları olmayan bir ahlâkı, kendi gerekçesini yine kendinde bulan bir ahlâkın dış hatlarını tarif ediyordu. Parçalanmış Hayat’ta ise modernliğin sınırlılıklarından kurtulan etik için alacakaranlığı değil şafağı müjdeliyor. Modern dönemde kesin hatlarıyla belirlenmiş ‘uç’larda, ‘başlangıç’ta ya da ‘son’da yaşanan hayatların, postmodern dönemle birlikte yıkıldığını ve her şeyin ‘orta’ ya, yani belirlenemezliğin, olumsallığın, tekinsizliğin ve yabancılığın ıssızlığına düştüğünü ifade ediyor. Kişinin önünü göremediği, arkasında iz bırakamadığı bir ‘çöl yolculuğu’ olarak yaşanan hayatın, kişiye, kendi ahlâkını kendisinin oluşturması imkânını veren gerçek bir özgürlüğün şimdi mümkün olduğunu belirtiyor. ‘Etiği olmayan ahlâk’tan postmodern siyaset sorununa kadar Parçalanmış Hayat, çağdaş toplumsal düşünceye, enine boyuna okunup tartışılması gereken muhteşem bir katkı sunuyor. (Arka Kapak)

Read Full Post »

ka: ben hükmetmek istiyorum,,,

el-ilah: tek şekilde meşru o,,, gerçeklerle,,, neden bana sordun,,,

ka: bütün gerçekleri öğrendim,,, bu benden değil artık,,, yaratımla hükmetmek istiyorum,,, bir meziyetimi ortaya sermek istiyorum,,,

el-ilah: isyan mı bu bana,,, şu insanlar kaç kere isyan etti bana,,, gücüme de,,, doğruma da,,, kayıtlarıma ve kayıtsız yanıma,,, kendine isyan edemedi,,, bana etti,,,

ka: hayır,,, Napolyon gibi değil,,, Sezar gibi de,,, Lead Guitar,,, bu.

el-ilah: bu olur. olur bu.

(ka: olur. tık! bu. tık! her nokta koyduğumda beynimin içinde bu sesi duyuyorum,,, belki de onun için üçvirgül koyuyorum,,,

(dur. tık! durma,,,

ka: E=mc2,,, bu senin hükmün,,, E= Elma,,, bu da benim,,,

el-ilah: el anlamaz bunu,,, sadece avuç anlar,,,

el-ilah: da,,,

el-ilah: budur.

ka: böyle öpme beni,,, rus gibi öp,,,

el-ilah: olur.

el-ilah: da,,, da,,, da,,,

(zavallı bi çare, biçare olmamak lazım bence,,, 10 da var insanda,,, 11 de üstelik,,, tahakküm değil,,, kudret,,, kudretin yakıtı tutkudur,,, ,, , ,, ,,, enstantane,,, reality,,, günün tesadüfü,,, hatun melekler bi seviyede,,, insan-melekler tabi,,, fakirlik yemini eder diyor,,, dünyanın şu kalabalık ve tüketici nüfusunda, elimde bir sihir olsa hepsini melek yapardım,,, bunu da 50 yıl zaruri yapardım,,, güzel kıyafetleri seviyorum,,, güzel giyinir(d)im genelde,,, bit pazarından çok güzel iki kadife ceket almıştım 19 yaşında,,, bir de güderi bir ceketim vardı bol kesim,,, giyinme ve kimlik arasındaki bağ da vardı tabi,,, giyinmek de potansiyel bir ifade dili,,, mis gibi 100 bölüm belgeseli çekilir,,, belki de post bi öpücük vermek lazım,,, sosyolojiyi modayla öpüştürmek lazım,,, hadi günün sihiri de olsun,,, hastanede yatarken mustafa diye bi çocuk vardı,,, 114 numaradaydı,,, dedim sihirli bu çocuk,,, amerikada moda işindeydi,,, bir gün bisikletle bir kadına çarpmış new yorkta,,, onla bir aşk ilişkisi başlamış,,, hatun stilist,,, oturma izni olmadığı için sınırdışı etmişler,,, şizofrendi,,, ikinci kattan atlamıştı,,, iki ayağı da kırılmıştı,,, alçıdaydı,,, elektroşok da veriyorlardı,,, 70 yaşında bi annesi vardı,,, az sürmedim onu,,, bir daha atlıycam biliyorum diyordu,,, onun görünmez canavarı muhtemelen atla diyordu,,, bridge diye bir belgeselden bahsetti bana,,, köprü intiharından bir şekilde kurtulmuş insanlarla çekilmiş bir amerikan belgeseli,,, izlemedim,,, buradan bir öneri olur belki birilerine,,, hayat güçlü bi şey,,, ama insan hayatı garip işte,,, bazen güçsüz bi şey,,, peki ya intihar,,, bu garip işte,,, bazen güçlü bi şey,,, bazen saygın bi şey,,, bazen ölüm de bir kıyafet,,,

(aklımda bir klan var,,, özel yakınlığım da oldu çünkü,,,

(şu da artık açık benim için,,,

(açıklamalıyım,,,

(edebiyatla ilişkisi var,,,

ka—

—(.(.(

Read Full Post »

ka: kutsal kitap nedir,,, söylesene bana,,,

el-ilah: bir oyun o,,,

ka: oyun mu,,, oyun ne,,,

el-ilah: gerçek dediğin işte o,,,

ka: gerçek ne,,,

el-ilah: gözlerini kapat şimdi,,, bütün hakikat o,,,

ka: o hakikat ne,,,

el-ilah: ben,,,

ka: sen kimsin,,,

el-ilah: insan,,,

ka: bu şaka senden mi,,, benden mi,,, ben neyim söyle,,, insan ne,,,

el-ilah: aşk,,,

ka: bu mu,,, peki bu bir şey mi,,, tek şey mi,,,

el-ilah: tek şey,,,

ka: peki,,, bu da bi şey mi,,,

el-ilah: sence ne,,,

ka: kutsal kitap,,, sûre sûre,,, ayet ayet o!

(.(.(

Read Full Post »

ka

“ka’,,, eski Mısır inanışına göre insanın görünmeyen bedenidir. Eski Mısır ölüm tasvirlerinde ölüm, çoğu zaman, Ka`nın, fiziksel bedeni kuş kılığında terk etmesiyle temsil edilir.
—–
Ölüm anındaki büyük ayrışımın ikinci unsuruna “KA” denilirdi. KA, insan şuurunun Dünyada kalan tarafıdır ve hiyerogliflerde bir ufuk önünde iki uzanmış kol olarak temsil edilmektedir. Önceki şuurlu varlığın psişik tortusu veya “hayaleti” olarak tanımlanır. O ruhtur. O, fiziksel bedenimizin işgal ettiği yerle, sahip olduğu eşyalarla ve tanıdığı insanlarla bağlantısı olan tarafımızdır.
Jay Weider/ölüm ötesi dönüşüm.. (Kadim Mısır’ın hiyeroglifleri veya sembolik dilinde)
“Ka ” eski Japonca’da ateşin terimidir,

Read Full Post »

6 Kasım…

aklımda sen varken.,.,., adidasın s’si yatağımın üstünde kıvrılıyken., bizim sokak burası., aslında ben seni sevgilim ilan ettim fb’de.,.,., ilişkisi vardaki., var benim için sensin., 66 metreden başladığımızı yazmıştım., kafadan sallama değil., bu ikimiz yanyana geldiğinde oluşan bir yükseklikti.,.,., kendi beninde 11×3.,., ve ben+sen.,., bunda “O’ eksikti., 99’a varacak yolculuğumuz., sonrası 1000., 1010., 1221., niteliği yeter., aceleye gerek yok.,., O’nun yanından zıplarız.,., bi üfler olur., biter., daha önce feelozofun hiti.,., aklımda hala anıla ilişkin yazılmış bir metafizik varken bile.,., 581.581’di seni düşündüğümde., bu sadece senin telefonunun son numarası değil., eş olmada 1. anlamına da geliyordu.,., sonra fesih gerçekleşti., çok da sert bir biçimde.,.,., bu fotoğrafları çekip.,., eve geldiğimde., nette ihsan oktay anardan “amat” çıktı karşıma.,., ölümcül bir düşman işaret eden bir paragrafın ardından içine düştüğüm bir yazı., HE’yi ölümcül bir düşmana çeviren bir paragraf., saplanma dedi buna tanrı., aş., onun da aşmasına yardım et., bir tek şartla dedim., sana havale ederim., hayatımın bu tür cehennemvari bir oyuna dönüşmesini istemiyorum., ben isaysam bile, isanın en büyük mucizesi insan olmasıydı., bu tüm yaşadıklarımdan sonra (7 sene) oha olurdu.,., içimde niagaralar varken., o nil nehri bile victoria gölünden doğarken.,.,

normalde bu fotoğraflar için tesadüf denebilir., denemez de., karşılaştığım diğer şeyleri de anlatırım sana bir gün., ama diyelim ki denebilir., hala muğlak sayılabilir.,.,.,

yazıyı okurken., kahramanlarından biri olan süleyman reis., yazgısını okumak için her zaman yaptığı şeyi yapar., kütüphaneden bir kitap seçer., ve rastgele açtığı sayfasındaki ilk cümleleri okur.,., sendeydim., hal ve durum., sana hassaslığımdan dolayı ince.,., emin olmam gerek., bıraktım kendimi “O”na.,.,.,

şimdi sen karar ver.,., ayağa kalktım., kütüphaneden rastgele bir kitap seçtim.,., kitabın adına bile bakmadan, rastgele bir sayfa açtım.,., üzerimdeki t-shirtte 66 yazıyor.,., 66. sayfayı açmışım.,., ve şu yazıyordu.,., isa.,., (erdenoğlu; bakireoğlu).,., isis kültüründen doğmuştur.,., vuhuu.,., (kitabın adı da süleymanın anahtarı ve şifreleri., amattaki kim:)))

bir de paragraf numaralandırılmış.,., sana yazdığımda.,., za 19 imzasını kullanmıştım.,., aylar önce., karşıdan karşıya geçerken., tanrıyla düello yapıyordum metafizik konusunda., bir araba parketmişti., 06 za., hah demiştim., çuvalladın., 2 saniye sonra ilk geçen arabanın plakasının sonu bile değil.,., başı 19’du.,.,.,

paragraf sayısına baktım.,.,., 54.,., bizim bahçeye indim., kapalı bahçeye.,., 2 araç vardı.,., bu da altta.,.,., anıl varken anıl vardı., yok olmuş değil.,., feshedilmiş durumda.,., sen zaten benim hayatımın bir dostken de sihirli bir parçasıydın.,., ama şimdi çok daha fazlası var.,., kararı sen ver.,., ve son bir şey daha.,.,., yaklaşık 400-500 sayfa sildim.,., bi ton metafizik hadiseyi.,.,., dedim ya.,., demiştim ya.,., çok keyfin yerinde olursa.,., ve ilgini çekerse anlatırım, paylaşırım seninle.,., şu ara dikkat ettiğim şey.,., somut şeyler.,., seni seviyorum.,., bu önce ve metafizik sonra.,., seni seviyorum.,., sonra.,., ilhan berkten.,., tarih dışıdır sonra.,., sen beni fiziğin dışına çıkartma.,., tarihin dışına çıkart.,., deli de demezler bize.,., sanki 2. yazdığım çok fizik bi şeymiş gibi:)))

gördüğüm düşler gerçek.,., gördüklerim gerçek.,., şimdi 1 numaralı kafkamla konuştum., kardeşim sayılır., kuzenim aynı zamanda., ağzımla kuş tutsam., ben bunlara inanmam diyor., materyalist çizgisinde., zaten zerre değiştirmesini istemem.,., o başka bir yükseklikle insanı temsil ederken.,., ya da sen.,., (sadece şunu sorsan bile yanıtım yokken: yalnız kalmak istediğimde beni yalnız bırakıyor mu., bilmiyorum., ama bırakmalı., bırakabilmeli değil mi.,))

herkesi hak yoluna çağıracak değilim.,., onunla ben değil., hakk varsa.,., o ilgilenmeli:)))

 

Read Full Post »

Older Posts »