Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘André Breton Yönetiminde 2. Süperego Zirvesi’ Category

André: Sen, kendi kültürünü paslı bir vapur gibi yarıp kadınlarımı çalıyorsun. Sonra da şikayet ediyorsun, sevgiye karşı bağışıklığım kalmadı diyorsun. Senin ölümün planlı bir ölüm olacak. Yani nasıl istiyorsan öyle olacak. Nasıl korkutuyorsa bir kadının sana açtığı eteklerinden aşağı yuvarlanmak, öyle korkacaksın kendi elinle ve başkalarının arzularıyla hazırladığın ölümünden. Sen bir Anadolu kadınının çengelli iğne yardımıyla tarlaya düşürdüğü çocuğusun. Ağzını her açışında, belleğinde yücelttiğin kilden kadın heykellerini yıkmaya çalışan amatör bir lav yığınısın. Sadece kendini yok eden bir tutarlılık, sadece kendine yayın yapan bir kuş ötüşüsün. Ne zaman birini sevmeye kalksan sırtın yere geliyor. Sorun ya sırtında ya da sevdiğin kadında. Beni arkana alarak ülkende şimdiye dek görülmemiş bir düşü formüle etmeye çalıştın. Ne kadar bilimsel! Ne kadar anlamlı! Git ve kadınlarını olması gerektiği gibi sev. Suratlarından burjuva ahlakı akan kısa etekli kadınlarımı sentetik düşlerinde delik deşik etmek yerine, köylü bir kadının kafasındaki testinin öyküsünü yaz ya da ne bileyim, mucizevi bakışlarıyla Marksist düşünceyi, düşünce olmaktan çıkarıp romantizme dönüştüren ahlaksız kadınlarımla sidik yarıştıracağına, karadenizli bir kadının sırtına vurduğu ormanda küçük çapta bir yangın çıkar. Böylesi senin için daha iyi. Benim adımı ve heyecanımı kullanarak kendi içinde yaşattığın bu ucube akımın ipini de kendin çek. Rahat bırak ruhumu, şaraba ve ekmeğe bulanmış öğle yemeğimi, yazdıklarımı, geçmişimi! Kendi tarihine yarım bıraktığın yerden devam et. Sevme yetilerini kaybettikleri için intihar etmeyi seçen kumarbazlarımızın eli yerine ülkende ne kadar Maraş dondurmacısı varsa onların elini takip et ve onları suçla seni oral zevkin buzul çağından mahrum bıraktıkları için. İnadını onarmak adına batılı psikiyatristler yerine şark hizmeti yapmış ve örtük anıların gizini kahve fallarıyla kaldırmaya çalışan psikiyatristler kirala. Bırak benim sigaramdan otlanmayı. Git boğazda çay ve nargile iç, kendi ülkene has melankolik öykülere yatırım yapmış tütünleri kavuştur dumanına. Önemli olan, farklı tatlara sahip iki deniz suyunun karışmayışı değil, farklı coğrafyalardan farklı kadınları seven iki şairin sigara dumanlarının karışmayışıdır. İşte sana gerçek mucize. Bu etnik sis genetiğini bozmaya ne senin ne de başka birinin gücü ve nefesi yetebilir.

Breton: Haklısın André.

(http://surrealismus.blogspot.com/)

1236021054379535

hangisi andre, hangisi breton,,,

gerçeğin bir parmak üstüne çıkayım:

zaman betona çakılmıştı…

Reklamlar

Read Full Post »