Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Kale – Selimoviç’ Category

ya benim ya dünyanın bir eksikliği vardı; belki de ne benim ne dünyanın bir eksikliği söz konusu değildi ve bütün mesele iletişim kuramamamızdan kaynaklanıyordu. bu iletişimi kurabilenler var mıydı gerçekte, yoksa bir yandan böyle bir iletişim kopukluğu bulunmadığını göstermeye çalışırken, öte yandan iletişimin varlığı izlenimini veren insanlar yalan mı söylüyorlardı? bu onlar için hiç de önem taşımıyordu belki de. insan ve dünya arasında zorunluluk durumu hariç bir ilişki kurulmuş olabilir mi hiç? sahip olduğum şeyleri ben seçmemekteyim. aslında hiçbir şey benim seçimime bağlı değil; doğumumu da, ailemi de, adımı da, kentimi de, yurdumu da ben seçmiyorum; bütün bunlar, bana kendi isteğim dışında verilmiş şeylerdi. bundan daha şaşılacak olan bu zorunluluğu sevgiye dönüştürdüğümdü. her şey başkasına ait olduğuna göre benim olacak bir şeyler de bulunmalıydı ve bu yüzden sokağı, kenti, yurdu, çocukluğumdan beri üzerimde gördüğüm gökyüzünü, kendi sokağım, kendi kentim, kendi yurdum, kendi gökyüzüm biliyordum. boşluktan, bensiz olabilecek bir dünyadan duyduğum korku yüzünden. sokağım için de, üzerimdeki gökyüzü için de, benim onlara sahip çıkma, kendimi onlara kabul ettirme çabalarımın ehemmiyeti yoktu, ama böylesi bir ehemmiyetsizliğe isyan ediyorum. sokağıma da, gökyüzüne de duygularımı veriyor, sevgimi bağışlıyorum; onlardan aynı duyguları, aynı sevgiyi geri alabilmek için.”

selimoviç, kale, ötüken yay., ist. 2001, s. 175-176

 

Reklamlar

Read Full Post »