Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Yürüyen Kelimeler – Eduardo Galeano’ Category

BELLEK ÜZERİNE PENCERE (I)
Başka bir denizin öte kıyısında, bir başka çömlekçi geçkin yaşlarında işten el çekiyor.
Gözleri buğulanıyor, elleri titriyor artık, veda vakti geliyor. O zaman başlangıç töreni gerçekleşiyor: Yaşlı çömlekçi genç çömlekçiye çıkardığı en iyi işi sunuyor. Kuzeydoğu Amerika yerlileri arasında gelenek böyle emrediyor; giden sanatçı ustalık eserini başlayan sanatçıya teslim ediyor.
Ve genç çömlekçi bu mükemmel küpü izlemek ya da örnek almak için saklamıyor, onu yere vuruyor, bin parçaya ayırıyor, sonra parçaları toplayıp kendi kiline katıyor.
(Yürüyen Kelimeler / Eduardo Galeano)

 

BELLEK ÜZERİNE PENCERE (II)

Bir sığınak mı?
Bir ana karnı mı?
Yağmurdan boğulacak, soğuktan donacak, rüzgârdan ikiye ayrılacak gibi olduğunda seni saklayacak gizli bir köşe mi?
Önümüzde harika bir geçmiş mi var?
Rüzgâra tutkun denizciler için bellek, yola çıkılacak bir limandır.
(Yürüyen Kelimeler / Eduardo Galeano)

 

VARLIKLAR VE UĞRAŞLARI ÜZERİNE PENCERE

Ütücünün derisi dümdüzdür.
Kırık şemsiye tamircisi uzun ve sivri kafalıdır.
Tavuk satıcısı tüyleri yolunmuş bir tavuğa benzer.
Engizisyoncunun gözleri şeytanca parlar.
Tefecinin gözkapakları arasında iki bozuk para durur.
Saatçinin bıyıkları saati gösterir.
Kapıcının elinde anahtar vardır, parmak yerine.
Gardiyanın yüzü hapishane kaçkını gibidir, psikiyatrınki deli.
Avcı, izini sürdüğü hayvana dönüşür.
Zaman, aşıkları ikiz kardeşlere benzetir.
Köpek kendisini gezdiren adamı gezdirir.
İşkence işkencecinin düşlerine işkence eder.
Aynadaki mecazla karşılaşan şair kaçar.
(Yürüyen Kelimeler / Eduardo Galeano)

Read Full Post »