Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘The Wall 1’ Category

The Wall 1…


işte bu kötü.
çünkü ölüm uykusunda,
şu fani bedenden sıyrılıp çıktığımızda,
göreceğimiz rüyalar bizi duraksatır ister-istemez.
yoksa kim katlanırdı zamanın kırbaçlarına,küfürlerine,
zorbanın haksızlığına,kibirli adamın hakaretine?
hor görülen,aşkın acıların,adaletin gecikmesine,
devlet görevlisinin kendini bilmezliğine;
sabırla bekleyen erdemli kişinin,
değersiz insanlardan gördüğü muameleye,
yalın bir hançer darbesiyle hesabı kesilecekken?
kim katlanırdı,bu yorgun yaşamın yükü altında
hormurdanıp terlemeye,
ölümden sonraki bir şeyin korkusu olmasaydı!!!

 

 

Diderot: Getir dudaklarını da / Ağımdan çıkınca
/ Ruhum sana geçsin”

 

 

 

 

”Sürekli savaş tehdidi olan bu dünyada bizim daha güçlü bir tehdidimiz olsun;

Barışın tehdidi. Barışla tehdit edelim. Tüm bayrakların,tüm renklerin,tüm ufukların,tüm nehirlerin,tüm dağların ötesindeki anlayışla tehdit edelim. Bu bizim tehdidimiz, rotamızdır.

 

 

 

Jorge A. Livraga

 

 

 

 

 

” ŞEYTAN:

Cehennemde egemenlik

Yeğdir

Cennette uşaklığa “

John Milton

 

 

 

 

 

Bedenimiz göçebe olsa da, aklımız yerleşiktir.

Marcel Proust

 

 

 

“Hayat seks yoluyla bulaşan bir hastalıktır ve ölüm oranı yüzde yüzdür!”

 

 

 

 

 

Bir kızılderili olsa insan.
Koşan bir at üzerinde boşlukta eğilmiş,
titreyip duran yer üzerinde kısa sürelerle aralıksız titreyip dursa,
üzengilerden çekse ayağını, yani üzengi diye bir şey olmasa,
dizginleri atsa elinden, yani üzengi diye bir şey olmasa ve önünde

uzanan araziye dümdüz biçilmiş bir kır gözüyle baksa

ve derken atın bir boynu ve bir başı olduğunu anımsasa.

 

F. Kafka

 

 

Nevrotizm

Hiç, hep… işte tüm mesele bu, yarım diye bir şey var mıdır? Ne işe yarar? Debelenmekten başka.

 

 


ve önünde uzanan araziye dümdüz biçilmiş bir kır gözüyle baksa
ve derken atın bir boynu ve bir başı olduğunu anımsasa.
F. Kafka

 

Jorge A.Livraga

(J.A.L.)

Mizahın olmadığı bir ülkede yaşamak kötüdür. Fakat çok daha kötü olan, mizahsız yaşayamayacağın bir ülkede yaşamaktır.
Bertolt Brecht

 


işte bu kötü.
çünkü ölüm uykusunda,
şu fani bedenden sıyrılıp çıktığımızda,
göreceğimiz rüyalar bizi duraksatır ister-istemez.
yoksa kim katlanırdı zamanın kırbaçlarına,küfürlerine,
zorbanın haksızlığına,kibirli adamın hakaretine?
hor görülen,aşkın acıların,adaletin gecikmesine,
devlet görevlisinin kendini bilmezliğine;
sabırla bekleyen erdemli kişinin,
değersiz insanlardan gördüğü muameleye,
yalın bir hançer darbesiyle hesabı kesilecekken?
kim katlanırdı,bu yorgun yaşamın yükü altında
hormurdanıp terlemeye,
ölümden sonraki bir şeyin korkusu olmasaydı!!!örebilir insan!
işte bu kötü.
çünkü ölüm uykusunda,
şu fani bedenden sıyrılıp çıktığımızda,
göreceğimiz rüyalar bizi duraksatır ister-istemez.
yoksa kim katlanırdı zamanın kırbaçlarına,küfürlerine,
zorbanın haksızlığına,kibirli adamın hakaretine?
hor görülen,aşkın acıların,adaletin gecikmesine,
devlet görevlisinin kendini bilmezliğine;
sabırla bekleyen erdemli kişinin,
değersiz insanlardan gördüğü muameleye,
yalın bir hançer darbesiyle hesabı kesilecekken?
kim katlanırdı,bu yorgun yaşamın yükü altında
hormurdanıp terlemeye,
ölümden sonraki bir şeyin korkusu olmasaydı!!!örebilir insan!
işte bu kötü.
çünkü ölüm uykusunda,
şu fani bedenden sıyrılıp çıktığımızda,
göreceğimiz rüyalar bizi duraksatır ister-istemez.
yoksa kim katlanırdı zamanın kırbaçlarına,küfürlerine,
zorbanın haksızlığına,kibirli adamın hakaretine?
hor görülen,aşkın acıların,adaletin gecikmesine,
devlet görevlisinin kendini bilmezliğine;
sabırla bekleyen erdemli kişinin,
değersiz insanlardan gördüğü muameleye,
yalın bir hançer darbesiyle hesabı kesilecekken?
kim katlanırdı,bu yorgun yaşamın yükü altında
hormurdanıp terlemeye,
ölümden sonraki bir şeyin korkusu olmasaydı!!!

 

Gerçek mutluluk, gecenin karanlığında güneşi pencerene çizebilmektir.

 

 

Eğer Tanrı insana yaşamaya zorladığı hayatı kendisi yaşamak zorunda kalsaydı kendini öldürürdü.

 

 

Biraz bilmek tehlikelidir ya derinliklerden iç, ya da bilgeliğin tadını tatmaya kalkma; çünkü sığ sular beyni zehirler, bol sular insanı temizler…

 

 

 

“gerçek zenginlik sadece ruhun içsel zenginliğidir,
geri kalan ne varsa, kazançtan çok bela getirir.”

Lucian, Anthol.

 

 

Güneş gölge yaratır.

 

 

Sahip olduğunuz tek şey bir çekiçse, herşeyi bir çivi olarak görmeye başlarsınız.
Abraham Maslow

 

 

Eğer bir ağacı kesmek için bir saatim olsaydı, ilk kırkbeş dakikada sadece baltamı bilerdim.
Abraham Lincoln

 

 

 


Kişi, başkalarının tutsağı olmaktan kurtulurken, kendi kendisine tutsak düşer
— kişi, hep, tutsaktır: başkalarının, ya da, kendisinin….

Kişi tutsaktır—-hep…
Oruç Aruoba
Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız söyleyeyim; Annemdir!

 

 

Hepimiz çamur içindeyiz ama bazılarımız yıldızlara bakar.
Oscar Wilde

 

 

 

‘Nedir ki yenilgi dediğin
Yok edemiyorsa hayatla güçlü bağını!’

 

 

Giyotin gibi bir inanç. Onun kadar ağır, onun kadar hafif. (F. Kafka)

Tesadüf, inançsızların kadere taktıkları isimdir.” (Andre Suares)

 

İnanç; tesadüfsüzlerin kadere taktığı addır!

 

 

Ben dostlarımı ne kalbimle, ne de aklımla severim…
Olur ya… Kalp durur… Akıl unutur…
Ben dostlarımı ruhumla severim…
O, ne durur… Ne de unutur…

Hz.Mevlana

 

 

Güneşe yazı yazılmaz.
Yazılan yazı ise bozulmaz…

Binbir Gece Masalları’ndan

 

 

“bana başa çikma mekanizması olarak başıboş entellektualizm ver”
chuck palahniuk, görünmez canavarlar

 

 

Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

ve gözlerimi kapattığımda
tüm Afrika sevişiyordu

JOKO

 

 

…ne kadar baş varsa o kadar düşünce olduğuna göre, ne kadar yürek varsa o kadar sevme biçimi vardır…

…bütün mutluluklar birbirine benzer ama, mutsuzluğun kendine özgü fizyonomisi vardır…

…o saygı dediğin şey sevgi yokluğunu gizlemek için icad edildi…

…zamanın, maddenin, uzayın sonsuzluğu içinde organik bir hücre oluşuyor, biraz dayanıyor ve patlıyor… işte o hücre benim…

…herşeyi anlamak herşeyi affetmek demektir…

Tolstoy aforiz-ma…

 

 

17-Aralık-1910
Zeno, devinen ya da devinmeyen nesneler konusunda sıkıştırılınca; “Evet, havada uçmakta olan ok devinimsizdir”diye yanıtlamış.
 
fRANZ kAFKA

 

 

Reklamlar

Read Full Post »