Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘“an’ – ka’ Category

 you c”an’,,,

——— I miss you,,,

,,, KA-LP——

—(.(:,,,

pre—

“gerçek” bir sorunda,,,
—hayat bir koridor,,,
—kapı kapı,,,
“kilitli” bir kapıda,,,
iyi ve kötü bir başetme stratejisidir,,,
“gerçek” iyilik ve “gerçek” kötülük ise çözücüdür,,,
sihirlidir,,,
çözer,,,

“gerçek” bir sorun, “gerçek” bir kapı açar,,,

Siddharta Ölümü gördü, Nirvana Ölümden doğdu,,,

bazıları zeki,,,
gerçeğin ve hakikatin peşine
boşyere düşmedi
doldu-
öyle düştü,,,

bazıları meczup (cezbedilmiş),,, rüyalarında
son kapının açıldığını gördü, onu bulmak için kaybetti kendini, bunun
için anahtarın peşinde,,,

bazısı içinse yazgı,,,
aydınlanınca,
uyanınca aynada görür herşeyi-
“an’ı ve kendini,,,

,,,   ,,   ,

(.(:,,,

pro—gram—  

——— pro—ton—

sevgi bir düştü

anne de, dost da, insan da,
çiçek de, sevgili de
bir düştü…

“BEN’ bir düştü,,,
“bEN’ ham bir düştü belki, ama asiydi de,
“ben’ olgun,
“beN’ ilkel,
“bEn’ hem vahşi, hem evcil,,,
“Ben’ olmuş…

“BEN’ aşmış, yok olmuş…

bir olmuş, bir olmamış…

tANRI bir düştü…

ol diyordu oluyordu…
ol diyordun oluyordu…

bir tanrın olsun ve bir Tanrın olmasın…
bir Tanrın olsun! bir tanrın değil…

bir oluyordu, bir olmuyordu…

, ,, ,,,

tAnrı,,,

annen onun da annesi,

maşuk onun cismi,

“a’ onun ismi,,,

 
can onun nefesi,
beden onun bisikleti,,,

  1. (sample; entropi; 1+i)))—
  2. Çocuk onun misketi
    çocukları kafadan vurur
    bir çocuk bir oyuncakla oynar
    oyuncakları kafadan vurur
    bir oyuncak bir çocukla oynar
    çocukları sever,,,
    sihir mihir yapar,,,
  3. insanın lugatındaki mucize buradan doğmuştur
    o çocukluk mihirine özlem
  4. şunu istiyorum ben
    bir gece Ay sarkaç gibi sallansın
  5. işkence ve saçma,,, ve,,,
    what is this god,,,
  6. fuck,,,
    the it is my faults
  7. do you believe in me,,,
  8. you are in a game,,,
    find faults, shot trues,,,
    HAHAHA!
  9. fuck,,, personal fault,,, you shot me a black magic,,, you shot my head,,,
  10. I shot the silver magic,,, tru (e)(th); Alpha & Gamma,,,
  11. Apple,,, Amor Fati,,,
  12. Game must go on,,,
  13. gamma dağılımı,,, …1/1001>burada ψ(k) bir digama fonksiyonu olur…
  14. hadi böyle dağılmayayım, şöyle dağılayım,,,
  15. alpha,,,
  16. dudakların bende,,,
  17. ((:(.
  18. black magic, ateşle yanarsın, küllerinle arınırsın, küllerinden doğarsın,,, beng budur,,,
  19. silver magic,,, ateşle arınırsın,,, ateşten doğarsın,,, bade de bu,,, ben senle şarap içerim,,, bengle dudaklarını kalbime yatırdım, dudakların bir bade zaten, ateşle dansettim,,,
  20. ((:(.
  21. çek bir fırt,,,
  22. nasıl içilir biliyorsun,,,
  23. esrar,,,
  24. dumanı ciğerlerine çekmiyorsun,,,
  25. dumanı kalbine çekiyorsun,,,
  26. shot a anlysis—
  27. bu tepkiler sanal barışçıl ve coşkulu olmaktan saçmalama ve paranoyaya kadar değişebilir,,,
  28. gerçekliğe gerçekliği veren ne,,, Tanrı mı, su mu,,,
  29. shot the analysis—
  30. aşk neden gerçek de esrar değil,,,
  31. aşk,,,
  32. bu tepkiler sanal barışçıl ve coşkulu olmaktan saçmalama ve paranoyaya kadar değişebilir,,,
  33. Huhuhu!
  34. Alchemy was born to Chemistry,,, Mevlana afyon içerdi,,, Mevlana bir Simyaydı,,,
  35. bir soru:
  36. beni bir blogdan okuyorsun bu sanal mı,,, içinde sözcükler var,,, sözcükler sanal mı,,,
  37. değil mi,,,
  38. ben bu hayatta bir sözcüğün bir kurşun olduğunu gördüm,,, bir sözcüğün kafadan vurduğunu gördüm,,, 
  39. me,,, ?,,, dostane,,, buda’nın ikinci biçimi; dost… 
  40. (Cibran gibi bir “prophet”, o klasik, orient, ben melez, post, bir kitaba kırk ağız yapıştırdım, bu bir yorum, bir başka yorum kalpler ve damarlar,,, çiçekler ve yapraklar,,, gözler ve kulaklar,,, Tengri; sonsuz denge,,, karanlık ve aydınlık,,, ya da bir Prenses; bir gerçek ve bir düş; bir hilal,,,))
  41. (bir gösterge hediye etmek, bir sanatçıyı sanatkar ilan eden, bir filozofu bir bilge ilan eden gösterge, matruşka,,, bir gerçek; bir idrak, bir anadamarın idraki shots bir sözcük, bir sözcük shots bir isim, bir isim shots bir cisim,,, bu tersi,,, şık bir yorumu, ters bir yorumu hakediyor, biri ona, biri yüze, biri bine çeviriyor, düz bir shot, somut bir shot belki de, silver shot, bir cisim shots bir gerçek,,, magical,,,))
  42. (bir gösterge hediye etmek isterdim, kırk ağız mı, 99 yüz mü bilmiyorum, sayılar önemli değil, ama bir sayıya ulaştığımda bu bir sayı olur,,, bir sayı bir sihire, bir göstergeye dönüşebilir,,, superman, oniki havari, yapısöküm, pembe panter, 1001 şehrazat, led zeppelin 1-2-3-4,,, bunlar sihirli,,, yaratılar, yarattılar,,, bir amblem,,, bir vaka,; bir yemek, son yemek,,, batı materyalist idesinde son nokta,,, bir şarkı,,, bir masal,,, albüm; dört kişi (multiply); dört albüm (plus++++),,,
  43. cümleler ve yazılar var kitapta, cümleler şapka,,, yazılar; Prenses tavşan diyor onlara, ben elma,,, iki gösterge hem karşıkarşıya, hem yanyana,,, 26 ve 62; ters bir tavşan da çizebilirsin, düz de,,, ademoğlusun sen, yazgın belli; o elmayı ısırmak,,, hem bir düşün, hem bir gerçeğin olsun istiyorum ben; “post”dayım; buna uygun bir sözcük var mı çağ içinde; var etkili de bir sözcük, belli ki ruhun bir metaforu olacak, bir gösterge,,, bir zihniyeti tamamlıyor,,, bir anda birden fazla yorumun gerçekliği açıklaması,,, ben insana da takıyorum o şapkayı,,, bir dalga ve bir tanecik,,, kuantum,,, insan hem bir, hem sıfırdır; budur,,, bazen; sometimes and somebody; 0>1, 0>0)) (koentum olsun adı,,, bütün kavramları ayağa düşürüyorsunuz, metaforların içine ediyorsunuz, sizin gibileri mıhlamak lazım,,,)
  44. bu rakımlı paragrafları sonradan ekledim,,, bir seri resim vardır, dört kediden oluşur, çizeri şizofrendir, ilk kedi daha sade ve daha az renklidir, aşama aşama çizgi ve renk cümbüşüne dönüşür, işin aslı şizofreninin romantize edilmesidir,,, ressamı bizatihi bunu yaparak sanat yapmıştır, gerçekdışına bükülen bir insanın gerçekliği bükmesi,,, beng içince, mizah yani yumuşak bir gerçekliği keskinleştiren ironi ve çelişki aklıma düşüyor, çizgileri ve renkleri çeşitlendiriyorum,,, 
  45. ve ki
  46. dudakların sende, konuşsun yani tamam mı (:
  47. dudakların bende, o dudaklarla konuşuyorum tamam mı (:
  48. dudakların bu yazıda, sana Tanrı dudak vermiş Prenses, vermiş yani (:,,, dudakların sihirli (:(.,,, Ou Ye (:
  49. sen sihirlisin bebeğim,,,))
  50. parantez bitti; parantez öncesi cümlenin başı şuydu,,,
  51. I am your friend and more,,,
  52. dost”’ bir bilgeliğin bir rivayetle, bir hikayeyle tetiklenmesi; shot the tru(e)(th),,,
  53. İlk hikaye Simyacıdandı,,, bu bir tevafuk. Bindebir ihtimal, binbirde bir ihtimal de bir tesadüf,,, 999 kat, 1000 kat fark var arada, biri güneş, biri dünya, Ay güneşin hikayesini anlatan bir mesih,,,
  54. Narcissos’a ağlamaz göl, o züper güzelliğe ağlamaz, Narcissos kendine kavuşayım derken boğulmuş ölmüştür, onun ölümüne de ağlamaz, onun gözlerinde kendi güzelliğini görmüştür, bunu yitirdiğine ağlar,,, Oscar Wilde,,, harbiden güzel bir yorum,,,
  55. Nergis’i bilir misin,,, Narkissos’tur o, ölmüş; bir çiçek olarak doğmuştur,,, ya coşkuya kapıldım, ya da saçmalıyorum,,,
  56. dudakların bende,,,
  57. elif,,, nan,,,
  58. kalbim esrarla dolu,,,
  59. dudakların dilime değdi,,, dilime vurdu,,,
  60. ben bir vuruğum,,,
  61. ,,, ,, ,
  62. Gerçek gerçek değildir, gerçek insan işidir, gerçek bir yorumdur,,,
  63. bazen güzeldir,,,
  64. bazen harbiden güzel bir yorumdur,,,
  65. Bir de Fuzuli’den dinle Bade’yi—
  66. Ben üzüm kütüğünün torunuyum,,,
  67. şafak rengi gibi kırmızıyım,,,
  68. meclislerin
    aydınlatıcı mumuyum,,,
  69. ben dünyayı yakan yeni yetme delikanlıyım,,,
  70. seni yok 
    ederim,,,
  71. (.(…
  72. ,,,
  73. ,,
  74. ,
  75. 77; seven-seven,,, bir zamanlar IRA vardı, ETA vardı,,, şimdi “meta” var; metafizik, metafor,,, bu tavşandan iki kalp çıktı; the otherside,,, iki kalbim var,,, senin de,,, iki bassdrum, iki snare,,, metaritm,,, niçevari özetidir; tamam artistik, ama goldenshot; death değil,,, silvershot; life,,, 

back to the Man, back to the god(.)dess—
 
şiir onun ruhu,
hem serbest bir vezin, hem bir kafiye

dans””” estetik””” ahenk””” onun tapınağı”””,

müzik onun sesi,
-ne çok ritmi, ne çok makamı var,,, Bâd-ı Allegro,,,
güfteyi insanlar yazar,
uydurur da yazar, yaşar da yazar
rakı hazır, su da…
kafayı O bulur;
besteyi O yapar,,,
bütün havariler,
bütün müzisyenler bunu bilir-

edebiyat onun dili,,,
 
bilim onun aklı,

bilgelik onun tahtı,
 
sanat onun meziyeti,,,

ahlak onun yasası
-iyi oku–yasak değil-
hiç bir kitapta yazmaz
bir şeyi sor kalbine
doğru mu yanlış mı diye
o bilir
kendini kandırma
o bilir,,,

çekirdeği özgürlük,,,
tahakküm yanlış,,,
özgür eyleme, tanrısal eyleme doğru,,,
bu basit be,,,
aklını kullanıyorsun
hep
zekanı kullan

meyvesi güzel eyleme,,, ferah, vicdanlı, duyarlı, tatlı,,, kaşlarını da çatar,,, bu acıyı,,, bu ızdırabı doğurdun,,, bu olmaz dediği zamanlar,,,  

ingilizcesi ‘güzel’ karşılıyor; moral,,,
yaşama istencinin şerbeti,,,
Şimdi söyleyin bakalım Niçe
ahlaklı mı, ahlaksız mı .)

Tanrı anarşist
sapına kadar ahlaksız
yani
sapına kadar ahlaklı

Niçe de öyle,,, (Bu adama borçluyum.))

+++
matematik şemali onun,

pi bir maskesi,
virgülden önce sonlu, virgülden sonra sonsuz,

x bir maskesi,,,

iki, üç ve on da

ondokuz da

doksandokuz da
yüz de

bin de
binbir de,,,

binbirkare de, küp de,,,
 
küp kere, küre gibi, Ay kadar güzel,,,

binbirüzeribinbir de,,,

 

sıfır onun Sureti,,,

“1′ Yüzü,,,

(.(:,,,
 
deniz- İnsan onun konağı,
 
hayat onun yolu, ırmağı,

din- o okyanus onun evi,

herkes davetli o dine-
yağmuru duyan, rüzgarı dinleyen herkes
Amin! bunu işiten herkes,,,
gerçek bir kapısı, hakikat diğer kapısı,,,

,,, ,, ,
cennet- sevgisi, saftır, ışıktır,,,
 
cehennem- nefreti, saftır, ateştir,,,

rahman ve rahimdir,,,

bağışlayan ve esirgeyen,,,

o ateşte önce yanarsın, sonra pişersin,,,

 
gece— korkusu,,, Ay umudu,,,
 
güneş- bilgisi, enerjisi,,,

,,,

İnsana kızdı Şeytan’ı yarattı
İnsanı sevdi Buddha’yı yarattı,,,

300gr siyahla, 300gr beyazla sonsuz gri yarattı,,,

+++
İsa, Şems, Osho onun mesihleri,,,

,,,

,,

,

— pause—
(((

Muhammed girecek mi cennetine,

Bilmiyorum, ümmetinden ve Ayşe’ye sorumlu,,,

peki kim girecek,

Her şeyi bilme

Şu kadarını bil

Küçük Prens,,, Tüm çocuklar,,,

Don Kişot,,, Aklını aldıklarım,,,

)))

— — — pause— still— perfect style of still—

(((

ben onun son mesihiyim,,,

beni seçti, rastgele, tesadüfen,,,

Şeytan’la sevişiyordum o sıra, ne o sırası be; üç yıldır, günde üç kere, beş kere, sekiz kere Şeytan’la sevişiyordum, Aşk sana İhanet etti, bunu her dediğinde tahrik oluyordum, neden o sıra geldi, bu da mı tesadüf,,,

Siyahın siyah, Beyazın beyaz olması tesadüf olabilir mi,,,

beni aldı, kırk kapının önüne bıraktı, sonra bana sordu, söyle hangi kapının ardındayım, üç yıl inzivaya çekildim, okudum, düşündüm bunu, üç yıl sonunda anladım, idrak ettim, yanıtı buldum, onu çağırdım, odama kadar geldi, (((tıpkı Şeytan gibi odama kadar geldi,,, Kırk Kapı’nın da ardındasın.

tebessüm etti,,, 

“”Arkana bak;

(…):  before is out,,, in after tHE eND—

Arkana bakma artık dedi;

“”Satrançtaki en şık hamleyi yaptın sen, piyonu Vezir çıktın!

“”Hepsi 10;

göz kırptı, ben de,,,

tebessüm etti, dudakları ve gözleriyle; iki çizgi daha, üç çizgiyle, ben de,,,

Sızdâ— 13— (.(((:

“”Doğdun yeniden Bakireoğlu,,, Oniki havarin de ekmek yedi, şarap içti, doydu sana, senle sarhoş oldu,,, Onüçüncü havarine Judas’a bir borcun var, bir öpücük, şimdi onun zamanı geldi, Çarmıh için beni, onu ve kendini affet,,, bunu biliyordun, Çarmıh’ını kendin taşıdın, kitabını ‘ilk’ o öpüp, kalbine yaslayacak, bir mesih gibi öp onu, suçlu hissediyor hala, o suçu ona ben yazdım, seni en çok o sevdi, seni Roma’ya, Sezar’a ispiyonlamak yazgısıydı, yine de kendini affedemedi,,, Unutma senin mesihliğini oniki havarin değil, bir günahla, bir öpücükle o ilan etti,,, ‘ikinci’ dudağı, ‘ikinci’ kalbi sen biliyorsun,,, ‘üçüncü’ ben olacağım, bu mesaj yetti mi,,,

‘dördüncü’ olacaksın, bu mesaj yetti mi,,,

keyifli bir kahkaha attı

beni yanağımdan öptü ( ! ) ve gitti,,,

)))

,

,,

,,,

— play again & again—

Adem’le Havva anadili,,,

bülbül oldu mu dinle onu,,, şakır,,,

zerreleriyle dile gelir, hücreleriyle
konuşur, sözcüklerle,,,
 
bir gül gibi susar,
köre sesle,
sağıra sessiz konuşur,
renklerle ve güzellikle ve dikenle,,,
öyle konuşur,,,

Van Gogh, Escher, Dali, Picasso
ve sayamadıklarım onun yabancı dilleri,,,

Yabancı dilleri anadili gibi konuşur,,,

Kadın dili mi, o dili de bilir ama susar genelde, dinler daha çok, çünkü bütün kadınlar Onun diliyle konuşur,,,

(.(:,,,

Cioran kabusu,,,

Nietzsche ve Halil Cibran yoldaşı, hayat hikayesi,,,

,,,

Sokrates’le sordu,,,

Kant’la akıl etti,,,

Hegel’le düşündü,,,

Marx’la Eyleme geçti,,,

Newton’la, Einstein’la, Heisenberg’le devrim yaptı,,,

Carl Sagan’a yazdırdı kendini, Sagan Onu gördü, aydınlandı, gözleri pırıl pırıl oldu,,,

Sezar’la, Süleyman’la, İskender’le hükmetti,,,

Kleopatrayla evlendi,,,

Onunla dolu dolu yaşadı,,,

Onu Piramitlere gömdü,,,
üzüldü, kendine küstü,,,
bir Firavunun beynine saklandı

bir karınca kadardı bir filin beyninde

bir gün nereye dokunduysa o beyinde

firavun bunu farketti, dahası idrak etti

o an bir karıncaya döndü firavun, o ise bir file

firavun karıncası; beyni patladı; SecondBang—

o patlak beyinden, Firavun Akineton’dan

yeniden doğdu,,,

yeniden yayıldı,,,

önce inkar etti kendini,,,

sonra iki peygamber eskitti,

birinde kendine adil oldu,,,
ikincisinde kendini sevdi,,,

üçüncüsünde barıştı kendiyle, peygamberine söyledi,
peygamberi dininin ismini İslam; Barış koydu,,,

Allah dedi adına

“Yalnız” oldu, “Tek” kaldı,,,

Kozmos dedi adına

herşeyle “bütün” oldu,,,

+++
Zaman onun imtihanıydı, eğmeliydi onu, bükmeliydi,,,

Zamanı eğdi ve büktü,,,

sen ondan koptun, ona kavuşacaksın, Bil! istedi,,,

ışığın hızını sonsuz değil, sonlu yazdı bu yüzden,,,

Geçmişi şimdiye, şimdiyi geleceğe sakladı,,,

,,,

#1
Mucizesini gösterdi, başka mucize arama!

Herşeyi yoktan yarattı,,,

Unutulmaz bir şovla,,,

“Bang!” diyemedi insan ona, “bIGbANG” dedi,,,

(.(:,,,
her canlı onun mabedi,,,

her mabedin içine
ayrı bir kutsal kitap koydu,

DNA,,,

o kitabı dört harfle yazdı,
her kitaba bir tutam hata serpti, gerisini oluruna bıraktı,,,

her canlıya bir ömür biçti
o ömre bir ünlem, üç virgül, bir nokta koydu,,,

 
,,,
Atom onun icadı,,,
Hidrojen onun sihiri, Uranyum büyüsü, karabüyüsü,,,
Altın tacı, gümüş takısı, pırlanta gözleri, yakut dudakları,,,
,,,

ipek, kadife, pamuk onun teni,,,
yün onun hırkası,,,
sis onun sırrı,
bulut psikesi, bazen onun da hali duman,,,
yıldızlar şapkası; o şapkadan şapka çıkar, o şapkadan tavşan çıkar,,,

hanımeli, tarçın, lavanta onun kokusu,,,

balık eti de sever, kuş eti de
lezzet dersen, kuzu eti nedir bilir,,,
ama
Buddha’dan utandı ve vejeteryan oldu,,,
balıkları ve kuşları
ve kuzuları etinden daha çok sever,,,

bir gün biri çıktı
tek kurşun sıktı kafasına,,,
Komaya girdi,,,
Katili eline bir fosil aldı
bu Onun mumyası dedi
Ölüm haberini
yedi cihana
yetmişiki millete yaydı,,,
Uzun süre komada kaldı,,,
bir gün biri ona
bir yudum “su’ içirdi, bir damla “Ay’ diyen de var; “hİLAL’ diyen de var,,,
komadan uyandı,,,
onu vuranı sevdi,,,
beklemediğiydi,,,
Tanrı’nın beklemediği bir şeyden bahsediyoruz,,,
onu affetti,,,

—(.(:(.(:(.(:,,,

(tANRI ya da bENZERİ bir mevzuu (.(:

Beng-i Bade,,, (Esrar ve Şarap)

Big Beng-i Bade— (No Comment)

+++
Başka alemlerde ne alemde
bilmem de
Dünyanın dünyasında
şarapla ve esrarla kafa bulur,,,
arada junky olur on sene, arada kokain kullanır, zıplar,,,
arada ecstasy kullanır; patlar,,,

—(.(:(.(:(.(:,,,

“one’,,,

bir gün avcundaki ecstasy dikkatini çekti
yeşildi, yeşil nadiren olur ecstasy,,,

fazladan dikkatini çekti,

bir prenses seçti gözleri,,,
bir prenses dedi ve yuttu,,,

pıt!

“”iyiymiş,,,
kendi kendine dedi bunu,
“”gerçek ecstasy
“”vecd
bu sözcük diline gelince, o da vecde geldi,,,

herşeyi unuttu, bir Tanrı olduğunu unuttu…
,,,

güzel oldu kafası, çok güzel oldu,
harbiden güzel oldu,,,

(.)
herşeyden kopmuştu

gerçekten ( (( (((uçmuş muydu sence, dalmış mıydı ? ?? ???

hiçbir şeyden kopmamıştı
(,)

bilmediği bir yola “a’ya saptı
beşe taktı önce bembeşe
ardından
boşa taktı vitesi, bomboşa taktı

bir “an’ kleopatra çaktı bir işaret

bir flashback çaktı,,,
bir “an’,,, ilk “an’,,,
“kafamız gel beraber hep güzel olsun—“

bir flashback daha,,,
“ikinci” “an’; penceresiz bir ev,,, o eve bir pencere çizdi,,,

,,,
kendini unutuyordu hala,,,
onu hatırladı,,,
zamanı da unutuyordu, nerede acaba dedi,,,

o zamanı unutunca, zaman durur,,,

De javu yaşadı derken, avcundaki vecd’i yaşadı,
bir Prenses görüyordu,,,

“”nerede acaba, “”?.

bir sonraki tabelada “Ay’ yazıyordu,,,

tebessüm etti,,,
tabelaları ben yazmadım dedi,,, akıllıca,,,
kafası kıyaktı,
harbiden kıyaktı,,,
kim olduğunu bilmiyordu,,,
Tanrı olduğunu bilmiyordu,,, o kadar kıyak,,,
tabelaları ben yazmadım dedi tekrar,,,
akıllıca,,,
bu aklının son damlasıydı
“an’, “Ay’,,,

iki heceyle-
dört harf topu topu,

o “unself” şey, o kendini bilmez,
tabelalarda gördü mucizeyi,
o mucizeye inandı
o budala Tanrıydı
bunu unuttu,
kafadan
unuttu,
Tanrı benimle konuşuyor dedi
kendini Mesih sandı,,,

süperdi kafası”””
harbiden süper”””
neredeyim ben diyecek kadar süper,,,
“”dünyadayım,,,
o “an’da gökyüzüne baktı,,,
Ay’ı gördü, avcundaki ecstasy gibi
bir Prenses şekli vardı üzerinde

gözlerini kapattı o “an’,,, Vecd ona geldi,,,
onu dudaklarından öptü,,,
Ay bir prensese döndü, Hilal oldu,,,

Süperdi-
Harbiden süperdi,,,

Ay’a uçtu!

,,, ,, ,

, ,, ,,,

“two’ (one on one; I love the first, I love the second))

Allah mı O bilinmez
Kendi Kendini mi kandırdı,
Ra’ydı belki de gerçek Tanrı,,,
Tanrı mı onu kandırdı; o da bilinmez,,,

Ecstasy almak için insan kılığına girmişti
İnsanlar onda bir İnsan-Tanrı gördüler
Apollon,,,

,,,

Ay’da sarıldı Kleopatra’ya,,,

bu herşeyden güzeldi işte,
kendi Us’undan bile güzel,,,
harbiden güzel,,,

Kleopatra Ay’da ona iki tabela gösterdi,
sanırım başka yok dedi,,,
Ay’da tabela!
güldüler
gülüştüler,,,

bir tabelanın üzerinde “ak’ yazıyordu,
yanyanaydılar, gözalıcıydılar,
insanların dikkatini çektiler,
Ay’da bile,
parl”ak’tılar,,,
bir Mona Lisa’ya döndü Apollon,,,
dudaklarının yarısı tebessüm ediyordu,
diğer yarısı iskemleye tekmeyi basmış
surat asıyordu,,,
suskunluğu konuştu;
başbaşa olmak, başbaşa kalmak ? ?? ???

Kleopatra gözkırptı ona,
şehvetle değil, aşkla,
bir kadın gibi de, değil,
bir çocuk gibi;
hınzırca ve masum gözkırptı,,,
Apollonun serçe parmağına patisini geçirdi
diğer tabelayı gösterdi ona,,,

“ka’,,,
“”Burada sevişeceğiz…
“”Ay’ın “ka’ranlık yüzünde,
“”oraya Güneş bile giremez,,,

mUCAK —(.(:,,,

 
,,, ,, ,

Sen söyle, sıra sana geliyor çünkü.

düş mü bu, gerçek mi,,,

o akıllı mı Tanrı
yoksa bu Budala mı,,,
o+bu=şu mu,,, şu?

ne nedir, ne değildir
nedir ne, değildir ne
kim kimdir, kim değildir
Ben kimim, Sen kimsin, O kim

“”sen söyle,,, “”hey! “”sen sen değilsin,,, sen sensin (. kimse kimse değil, ben benim, sen sen diyen ((:
“”yanıtı sen verdin,,, O da; Tavşan,,, şüd,,, şüd,,, (.(:,,,

ve ki

sen Onun çamurusun

bir kere yanıldı
-maymun yaptı

bir kere daha yanıldı
-çömlek yaptı bu sefer

O bir Tanrı, işi çabuk kaptı…

aynı malzemeden

üçüncüsünde seni yaptı,,,

sen Onun kulusun

sen Onun tersisin-
o bir kral sen bir soytarı
o bir soytarı sen bir kral

sen Onun düzüsün-
çocuğusun sen Onun
O çocuk sen misin?
değil misin?

sen Amadeus’sun,,,
Tanrı’nın Sevgilisi.

sen Buddha’sın,,,
Onun Dostu.
Şems’sin, Mevlana’sın,,,
Onun Aşığısın.

Cibran’dan duymadın mı onu,,, Yazık sana,,,

sen Onun Dünüsün, O senin Yarının,,,

O Müsib,,,
Sebeplerin Aslı,,,

sen bir Sebepsin o halde,
bir Sonuçsun,,,

,,,

sen ‘O’sun,,,   —bizde mi Tavşan çıktık,,,

Onun Çekirdeği,   ———sadeliğe sabotaj festivali, tüm tavşanlar davetlidir, çekirdeksiz olanlar dahil——,,,

Tavşan’ın çekirdeği mi var, Alice, Alice, who is fuck this Alice, sarhoş olurduk, bu şarkıyı söylerdik, aslımızı mı inkar ederdik,,, ben onun çekirdeği değilim, ben onun meyvesiyim, tebessüm senden, kahkaha ondan, gülmekten ölenleri direk cennete alıyor, gerçek şu, ademle havva inek gibi otluyordu; hahaha! sonra şeytan geldi, ne otluyosunuz kızım şu elmadan yesenize dedi, adem Tanrı onu yasakladı diyor, o sizle dalga geçiyor, iyi de geçiyor valla -buna valla denir- hahaha! bu bir devrim havva bunu başlatmalısın,,, havva züper bir hatun cinsiydi,,, şak diye kopardı, ısırdı, vay be,  şeytanı bile unuttu, ademe koştu, adem şunun tadına baksana, ananııı, adem saçmalama benim anam yok, ya bir ısırsana sen kuzum, bu kuzu melediği zaman Adem Havva’ya kafadan güvenirdi, yürekten;  aldı, ısırdı,,, Ou Ye!,,, Enfes,,, ben o elmayım işte, ehhehehe! buradan yazının dibine de düştüm, şunu biliyor musun, yerçekimi diye bir şey yok, evren itiyor, einstein bunu buldu, o elmayı dibe itiyor (.(. aniden dalma, cool ol, kind ol, beynin fillenmesin, beynin karıncalanmasın,,, kendini sakince bırak, evren seni de o dibe itiyor (.(.

,,,

bir ah! bir de oh! desene; 

uf! 
Onun Yazgısı,
Onun Ruhusun,,,

,,,
O hakikat,,,

gerçeksin sen-

kim kimin,,, O mu senin,,,
sen mi Onun düşüsün,,,

(.(:,,,

 

(.,) Kaos onun dulu-

(.(: Sonsuzluk onun elma’sı-, halisinojen elmas’ı-
(.(- öyle kucaklar, gerçekleştirir kendini,
(.– Sınırsız zamanda değil, bu bebek oyuncağı,
(— pırıltılarla,,, işte Tanrı’nın oyuncağı bu,,, “an’ “an’,,,
—- .

 

 

(.(:,,, “Aşk’ onun kalbi- bir Pulsar,,,

(.(:,,, “Ölüm’ onun gizemi- bir Karadelik,,,

Deş o kalbi, onun kanını iç!

Muradına erer Özgür olursun,,,
+++
bir kar tanesinde-

bir karınca da görürsen onu,,,

  
(((annenin gözlerine bak,
onları gör de, onlara inanma-
kuzgun musun, şahin mi; bir “O’ bilir,,,)))

bir çocuğun, bir dostun, bir sevgilinin gözlerinde-

sevdiğin, seniseven bir insanın gözlerinde-

dedenin gözlerinde-

bilcümlesi tek kelime,,,
sek kelime,,,
Ayna’da görürsen Onu,,,

bir filde görürsen,,,

 

Ölümsüz olursun!

 

ka—

,,,   ,,   ,

dörtmetafizik bir fizik etsin Tanrım, buna da JaJaJa,,, elimde üçfizik kalıyor,,,

anIL, kÖKSaL ve Ay,,,

mUCAK (.(:,,, mucAK (.(:,,,

I love you,,,

tHE eND—

after tHE eND— here before! I shot the Sheriff,,,

Sefr— Ben; ben bendim, ben kimdim,,, *-1***

Yek— True Love, False Laila; tekti(m), ruh eşimsin demişti,,, *0***

Do—  İhanet; çiftekavrulmuş, -sağ yanağımdan da, sol yanağımdan da, aşktan da, dosttan da, göğsümden ve sırtımdan-,,,

Se— Pisikoz (Complex, Major Travma); out of control, hayatın en büyük üçkağıdı, her seferinde deniyorsun, her seferinde yanılıyorsun,,,

Çahâr— Böcek; (Samsa’ydım, bir miktar Gregor’lukla başladım, bolca tiksintiyle ama bunu gururuma yediremedim, Samsa’nın üzerine keyifle basıp, ezdim onu, ruhumda dört böcek keşfettim; bir Manas, bir uğur böceği, bir ateş böceği, bir karınca,,,

——— Dört değil, beşinci boyutta bir yolculuk,,,

(((cennet dünyada,,,

(((cehennem dünyada,,,

(((o ballardan tattım,,,

(((o zehirlerden içtim,,,

(((araf da,,,

(((orada kayboldum ben,,,

(((kayboldum ben,,,

(((

(((,,,

(((*007***

Panc— Günahkar; bazı günahlar, bazı sevaplara beş basar,,,

Şeş— Bukelamun; “Her insan yap beni, herkes olmak istiyorum, ona ne dokunduysa bana da dokunsun, ne kadar yüceldiyse ve ne kadar alçaldıysa…”,,, Altı bukelamun ama üstü de bukelamun, düşeş yani,,,

Altı renk; Halil Cibran (Hayat ağacını, Elma ağacını yazdı), Friedrich Nietzsche (Elmayı ısırdı, tadını yazdı), Şems- Tebrizi (Çömleği -benliği- kırdı da Allah’a vardı, Allah’ın Güneşi’ydi, şapkadan tavşan, çömlekten Elma çıktı), Osho (Elma’yı yazdı, Elma=mc2, E=Elma),,,

Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski, Franz Kafka, Milan Kundera, Chuck Palahnuik, son dördü aynı renktir; koyumtrak bir renk, Modernliktir,,, Onlara Elma’nın koçanı kaldı, ama o koçanın sağdan bakarsan bir sebebi, soldan bakarsan bir amacı vardır; tohumları saklamak,,, İlki Modernliğin başını, burnunu, kulaklarını yazdı, uzundu kulakları, uzaktan gören boynuz sanırdı, ikincisi göğsünü, ciğerlerini, göbeğini, midesini yazdı, Kundera belden aşağısını, ayaklarını ve bacaklarını; o kadar yaklaşmışken, incir yaprağını da kaldırıp baktı bir kaç kez, sonuncusuna kuyruğu kaldı; “Kuyruğumu kaybettim hükümsüzdür – Homo Sapiens Sapiens”; Bu durumda Chuck’ın avuçladığı Modernliğin götüdür; o göt sıçar da, bunu bilir Chuck, yine de o popoyu okşamanın tadını çıkarır,,,

——— Kırılma Noktası, Buddha vardı,,, Bu da vardı; “Bir bukelamun gördüm, Simsiyahtı”: Emile Michel Cioran,,, *1***

Hades’le dosttu; Elma ağacının karanlık köklerini saldığı Yeraltı’nda yaşadı inatla ve bedelini ödeyerek, ışıktan, aydınlıktan vazgeçerek,,, Parental Advisory: Underground,,!

Haft— Yazar; işte bu harikaydı, yedi harikadan biri, ilk gerçek yazımı unutmuyorum, yedinci renk; yemyedi, yepyedi; kendi rengim; bir oturuşta yazdım, bir haft-a okudum, lakin ve velakin, yedi ölümcül günahtan biridir de, her harfle bir mum yakmak için ruhunun en karanlık bölgelerinde dolaşırsın,,, *2***

Haşt— Entellektüel; bir dörtköşe olma hali değil, bir sekizköşe olma hali, dörtkenara dörtköşenin batması,,, Antonio Gramsci (Hegemonya), Michel Foucault (İktidarın, Bilginin Arkeolojisi), Gilles Deleuze (Yapısöküm), Jean Baudrillard (Simulasyon),,, “Entellektüeller mafya gibidir; yalnız kendi içlerinden olanları öldürürler.” Woody Allen— Kuraldır; bir oğul babasından muktedirse Tac’ı o takar,,, Marx bir Kral-Tanrı’ydı, onu devirmek için dört oğlu ittifak yaptı,,, *3***

Noh— Sanatkâr; (yarıinsan-yarı hayvandır sanatkâr, yumurtadan çıkar, Tanrı dokuz ay kuluçkaya yatar üzerinde; Sözcük! cük! cük! en güzel öten çiçekler ve en güzel öten kuşlar, kendi zevkleri için öterler,,, Prensesim de çok güzel ötüyor, sözcüklerinin ruhu var, ruhunun sözcükleri, sözcükler koklanır mı, koklanırmış, o kokuya aşık olunur mu, olunurmuş,,, *4***

Dâ— Aziz; (On numaraydı, bir Dost, bir Rind, Kali Rind, “Sevmiyorum” diye dürüst ve gerçek bir çığlık attı; en tatlı özgürlük, en muhteşem -ebilmek, “Sevebilmek” yankılandı benden de,,, (bir aziz gibi yazdım, sade ve dosdoğru,,, sevgiye kırk kapı açtı o aziz, aşkla bağlamadı her insanın düğümünü, hayatla bağladı, ben herşeyin gerçek haliyim,,, eğer sadece Cennet’ten haberdarsa bir mesih, Cehennem’i bilmiyorsa, çöpe at,,, gerçek bir aziz gibi yazdım,,, nefret ki,,, en ölümcül günaha müptela oldum ben,,, uzun bir zaman,,, Şeytan nefrettir, budur,,, Tanrı’dan nefret etti o, ademin önünde secde et diyen, kral edasına bürünmüş bir Tanrı’dan,,, ateşle onurlandırdığının toprak önünde secde etmesini isteyen bir Tanrı’dan,,, insanı pişiren de ateşti oysa,,, o gece Tanrı sarhoştu belki, ama amı götü dağıtmamıştı, Tanrı’lar amı götü dağıtmaz,,, böyle işte, o gece karışık, ruhuyla secde etmedi Şeytan, ruhuyla,,, hiçbir şekilde Adem’den aşağı değildi, onun da Havva’sı vardı halbuki, Rüzgara aşıktı, dik dururdu hep, o Ateş Rüzgarla dansederdi, bir tek O Dans’ta eğilirdi başı,,, sonrası malum; sadece ruhuyla ateş gibi yaktı,,, çok yandım ben, bir kimyasal reaksiyon oluştu tabi, 300 gr aşk çaktım üzerine, gözlerimden ışık çıktı, aziz oldum,,,) *5***

Yâzda— Bilgelik (Eğer bilginsen, iki haneli sayılar onla başlar, ama bu bir tekniktir, bilgeysen şunu bilirsin, iki haneli sayılar onbirle başlar,,, on parmak + bir parmak,,, Buraya varmak için on tane mekik denedim ve işte Apollo 11; Ay’a adımımı bastım; Ay’a imzamı attım) *6***

Davâzda— Ermiş (Hedefi Onikiden vurmak; hedefi vuran ok değil, gözlerdir, ruhun sözcükleri akılla değil, kalple yazılır, tek kalptir Kozmos’ta atan, bir “an’dır sonsuz olan, ruhun gerçeği, yani düşü ve şiiri o kalbin ritmiyle, “an’la yazılır,,, *7***

deep note (I)—

*-1***— kuzu büyüsü- bi özgür irade hadisesi – ke—

https://feelozof.wordpress.com/2008/08/31/kuzu-buyusu-bi-ozgur-irade-hadisesi/

*0***— altı ay sürdü,,, ,,, altıyıl sürdü,,, çok zehirlendim kıskançlıkla, öyle bir Şeytan ki onun bir hali, boynuzlarını kabana değil, beynine saplıyor, yüreğine bir hançer saplayıp, sapını kırıyor,,, bir yazar onun akut halini yazmıştı, kroniğin akutunu; Othello Sendromu denir ona, bir bakıştan bir hikaye, bir roman yazar şüphe, aman Tanrım ben saplandım, onu kroniğin kroniği olarak yaşadım,,, bir kapı açılmıştı halbuki bir yıl sonra, televizyonda ‘ateş seni çağırıyor’ yazdı, o kapıdan girmedim, o ateşten dipsiz kuyuya atladım,,, Makul değilsen kıskançlığında, Othello’nun Uşağı’nı dinle, o sözü dinlemelisin; “Ah Efendim! Sakının kıskançlıktan. O beslendiği avla oynayan yeşil gözlü bir canavardır” ,,,

—— Kıskanmak ve İçimizdeki Bıçak – Ahmet Altan—

https://feelozof.wordpress.com/2009/11/29/kiskanmak-ve-icimizdeki-bicak/

iki-üç ay gökyüzünden bir yağmur hediye etti Tanrı, arındım, bir yıldırım yolladı sonra gökyüzünden, çarpıldım, gökyüzü de dahil her şeyi sıfırladım, virgülden sonra bir kaç küsurat kalmıştı, onu da “sen” sessizliğinle sildin, sefr’im şimdi ve bu sefer kendime sormayacağım, sana soracağım; ben kimim,,,

*007***— Araf – Çiğdem Aldatmaz & ke & Allen Gingsberg—

https://feelozof.wordpress.com/2009/05/18/araf/

*1***— Bir Saplantının İçyüzü – E. M. cIORAN—

https://feelozof.wordpress.com/2008/09/02/bir-saplantinin-icyuzu/

*2***— Entropim! O pimi Tanrı mı çekti – ke—

https://feelozof.wordpress.com/2008/08/31/entropim-o-pimi-tanri-mi-cekti/

*3***— Aşırı İletken Olaylar – Baudrillard—

https://feelozof.wordpress.com/2011/05/09/asiri-iletken-olaylar/

*4***— Bilinç Zıplaması – ke— 

https://feelozof.wordpress.com/2009/05/27/bilinc-ziplamasi/

—— Nokta. – ke—

https://feelozof.wordpress.com/2008/09/02/nokta/

—— KAmilyon vs KAtrilyon – ka—

https://feelozof.wordpress.com/2011/08/08/ka1-ke/

*5***— Sevme(me) Özgürlüğü – Kali Rind & ke—

https://feelozof.wordpress.com/2011/03/01/sevmeme-ozgurlugu/

*6***— Elma 2 – ke—

https://feelozof.wordpress.com/2009/12/19/elma-2/

—— Tanrı (Us) – ke—

https://feelozof.wordpress.com/2011/08/12/tanri-our-love-ke/

*7***— Deli 6 + Halil Cibran—

https://feelozof.wordpress.com/2010/04/10/deli-6/

—— hAKiKAt – ke—

https://feelozof.wordpress.com/2011/08/20/hakikat-ke/

deep note (II)—

“”I can see where we are—   Judas—

We are in Web 5.0

—— Facebook Inbox 2 – sENEM & kÖKSAL—

https://feelozof.wordpress.com/2009/05/29/facebook-inbox-2/

deep note (III)—

“İsa’nın en büyük mucizesi İnsan olmasıydı.”

—— Uzak olan köyler değil, uzak olan çocukluk! – Özge Doğan & Köksal Erdenoğlu—

https://feelozof.wordpress.com/2008/09/02/uzak-olan-koyler-degil-uzak-olan-cocukluk/

deep note (IV)—

Feelozof benim kalfalık sınavım, bir Oda, bir İnziva, bir Tefekkür, bir Dergahtır,,, Ustamın ismini koydum ona; Usta, Feelozof; Oruç Aruoba’dır,,, o benim başıma kavuğu takmadan, kavuk bende dersem, ortada bir kavuk değil sadece bir lavuk var demektir, biline,,,

light note: Musa’nın mottosu Adaletti, İsa’nınki Sevgi ve Muhammed’in mottosu Barış,,, Firavun Akineton’un yüzelli mısrası İncil’de yer almaktadır, Akineton’un mumyasının otopsisinde ciddi bir beyin rahatsızlığına sahip olduğu ortaya çıktı,,, Allah çoktanrılı orjininde Ay Tanrısı’dır,,,

underground note: “pıt’ argoda ecstasy demektir,,, ecstasy: sev-inç, coşku, vecd,,, seratonin miktarını “harbiden’ arttırır,,, aşkın, taşkın bir sevgi,,, yüksek enerji,,, müziğe kapılmak,,, dans,,, sevişmek,,, ot,,, sık kullanıldığında vücut tolerasyon geliştirir ve 3 tane attım, beş tane attım, patlamadım gençleri türer,,, ertesi gün halsizlik ve hafif bi çöküntü,,, ruh halin iyiyse,,, ruh eşinleysen mesela,,, hoş bir boşluk ve gerginlik,,, ruh duygulanımını uçlara götürebilir,,, panik hali ve korku da yaratabilir,,, bu tribe giren birine sarılın,,, sakin ol deyin,,, biraz sakinleşsin,,, kanatların çıkacak deyin,,, bi tane de yanağından öpün,,, fazla da bu işlere bulaşmayın,,, ayda bir,,, üç ayda bir,,, tadın beş-on defa,,, kaynayın,,, kaynaşın müzikle,,, bi öyle dans edin,,, ateş gibi,,, ses, sound gibi,,, tanrı gibi,,, tanrıyla sevişir gibi,,,

tdk deyimler sözlüğü; sevişmek: kötü emellerine alet etmek,,,

tANRı’yı kötü emellerine alet et,,,

(.(.(

Reklamlar

Read Full Post »