Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Bir Soru Sordum Tanrıya’ Category

BİR SORU SORDUM TANRIYA:

Elimde gümüş bir tesbih
Gölgem ateşe düştü,
Gölgem yandı, tutuştu…
Uzanıp kıvrıldım ayın ortasına
O bir dede
Ben bir puttum…
Günlerce uçtuk alacakaranlıkta…

Nerede gece yok ki diye sordum Tanrıya…
Duydum işte dedim, rüzgar konuştu, yağmur konuştu…
Ben şu tanrıtanımaz…
Ama Amin! dediler duydum…
Bu söz yüreğime kadar alçaldı…
Ve bildim işte Tanrı şu bilmeden ezdiğim karıncaydı…

Dinle Tanrı!
Işık sayılı…
Karanlık ise engin ve sonsuz…
Şeytan der ki:
Çöle yolladım Tanrıyı ben,
O şimdi aç ve susuz…

Tanrım!
Bu benim son ölümüm olacak…
Hey, unutma adamım…
Ben…
Tepeden tırnağa zor bir yasağım…
Ateşten sırılsıklam yasağım…
Bitir şu oyunu…
Şeytan benim değil, senin önünde diz çökmedi,
Ve bu oyun sürdükçe,
Ben kendime yasağım…

Tanrım! Dinle…
Unuttum en güzel şarkılarımı
Kurşuna dizdiler anılarımı
Gündüzü olmayan upuzun bir geceyim
Ve sen kralsan unutma ben bir eceyim…

Bir cigara sar Tanrım
İçine esrar koy
İçine sır koy
Göz koy, dudak koy…
Bir nefes çek…
İçinde aşk olsun,
Dumanı kalp olsun…
Kafan güzel olsun
Sana, sonsuz sarıldığımda…

(Bil, demiştin, bilmiştim, şimdi hatırladım)

Read Full Post »