Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Be G oo D’ Category

Be G oo D

ve bir kuyu var-dı gibiydi, the gibiydi; insanın kendi kuyusu gibi, ben onun duvarında bir sarmaşığa tutunmuş-tum gibiydi, tutum gibiydi.. lezzetli, gerçek tulum peyniri arama hevasıyla oradan uçlara, kuyunun duvarını kaygan bir yosun kaplamış.. gerçeği arayan herkes böyle gibiydi..

şimdi bu kuyunun çapını 5 km yapalım ve yüksekliği de yüzlerce metre olsun, ve nokta nokta kuyuya tutunanlar.. şimdi oldu mu.. ah mana mu..
bu şok edici bir sahne aslında, ve dallar ne sunmuşsa, teksen dikenli dallar bile var, hissetmek pahasına.. acı var.. pas var.. kan paslanınca..

yanyana gelince o noktalar.. pek çok nokta olunca göründü her şey, o yosunlar çime dönüyor, ne tuhaf sihirli bi şekilde çime dönüyor, biuv.. bir odada kozada iken sanki yoktu o çimler.. gerçeklikleri yoktu.. olamaz gibiydi.. bir dramatik trajediden ziyade yine hayliyle dramatik bir trajedi olan betonların arasında süren bir hayattan kaynaklanıyor ağırlıkla bu eksen kayması..

ayağımız yere bastığında ise hatırlanan hep bir şeyler var..

şimdi bu içbükey kuyuyu dışbükey olarak algılarsak, öndevrim oldu, içimiz dışımıza çıktı, o noktalar 20 milyon kişiden oluşan bir ağ.. belli bir yaş grubunda yüzde elli falan değil, hiç bir ciddi muhalefet de olmayacak bir yoğunlukta zuhur eden bir yeni toplumsal form var, bir 20-25 milyonluk nüfus da alttan geliyor.. bu gelecek demek..

şu 4 temel element gibi bu uzatılmış salınımlı gençlik, su grubunda olan var, hava, toprak, ateş grubunda olan var, böyle de olur hayat.. bu yüzden canlı bir tutkuyla doluydu, renkliydi, renk ne bildi, ve bilinç akıyor içine, akıl tutulmalarından müzdarip bir çağda öteki kimliğinin yapay negatif temsiline, düşmanca temsiline açıkça karşı durdu, yapıştırma bir öteki kimliğinin ne kadar kaygan bir zeminde kurgulandığını gösteren bir tecrübe ile.. bu bir bakıma iyi oldu, çünkü gayet insanlık dışı ve sığ artık bilindik rahatsızlık veren populist sağ politikalara bir tepkiyle doğan hareket karşısında tam da bunu temsil eden tipik bir otoriter iktidarla karşılaşarak gerçek bir şey öğrendi.. bu ülke öğrendi..

herkes öğrendi.. hemen herkes öğrendi..

temsil ettiğimiz zihniyet meşru olarak kabul edildiği bir kırılma yaşadı, uzun vadede ise uygarlığın başımıza sardığı pek çok sorun var, bir sorumluluk zihniyeti gerçekten elzem.. bir kuşak olarak kırılma yaratabilir.. lise sonda integral var, türev var.. e= bir tahayyül edinebilir bir çok genç de, hatta karakök içinde artısı var bir de, sağlıklı (peh’) ve gerçek (hah’) bilgilerle aydan çiçek bile toplanır..

ve bir özne olmak isteyen ben, ve biz de; bir duruşa sahip olur, sıkı bir zihniyete ve böylece gerçek içinde yol alır, zaten bu yolu aldığı oranda tekler ya da kolektifler; insanın tek umudu burada şu anda: çarp o duvara!

bu jenerasyon, bu tarihi kuşak kaçırsa bir sonrakine sadece biriken sorun var.. üzeri cilayla kaplanmış olacak.. acılar havada kalacak, yine yağmur olarak acı yağacak, huzursuzluk bir acıdır vesselam, bundan kaçmak zor olacak..
sistemin kendisi ağa dönüştü, bu bir veri ama biz de bir ağız artık, bu tesbit çok önemli.. mızmızlanmak bile iyidir.. ama bebek gibi.. istediğini alana dek.. öyle masum mızmızlanmak iyidir.. artısı bir de.. +15, +18, +30…..

kendimce sebebini söyleyeyim, yaşamak istiyorum, bir karşıtıyla, yaşamak istemiyorumla değil de, kendi başına kalsın, böyle söylendiğinde bu ne kadar bişey..

burası sanıldığı kadar rahat bir yer değil, bir tür uçurum gibi salınıyor korku olarak, şu kafkanın davaları mesela, sürüden ayrıldın mı sürünün kanunuyla kendine açtığın davalar.. bir suçluluk olarak ödeten davalar.. “gir çitten içeri, çabuk!”.. “süt ver, çabuk!”.. bence bu güzergah ciddi sorgulanmalı.. hayatımızı ödemezsek tazminatını ödüyoruz.. içsel bir otomatik portakal..

uyum insanı kendine yönelteceği şiddetten koruyor.. çünkü tahakküm eden bir gerçek idrak edilirse bu bir direnç acısı ve bir özşiddet doğurur, bir çatışma, gerçek hayatla somutlandığı ölçüde gerçek olan da gerilimler, nevrozlar, kaçışlar, duruşlar..
iyi geceler..
be g oo d.. muck.

(Kafka’nın 130. Doğum Günü, If Then .):)

ke

Reklamlar

Read Full Post »