Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Aydınlanma – Osho’ Category

Soru

Bir gün Hristiyan papaz bir hahama sorar: “Haham, açık bir soruya açık bir cevap verebilir misin? Yahudiler neden soruya soruyla cevap verirler?”

Haham bir an durur ve cevaplar: “Öyle mi yaparlar?”

Sorumluluk

Sorumluluk, karşılık verme anlamına gelir. Bir görev değildir. Sorumluluk kelimesinin kökenine inin: karşılık veren olmak anlamına gelir.

Sevgi bir yanıttır! Diğeri sizi çağırdığında hazırsınızdır. Diğeri sizi davet ettiğinde gidersiniz. Diğeri sizi çağırmadığında izinsiz giremezsiniz. Diğeri şarkı söylerse siz de karşılığında şarkı söylersiniz. Diğeri size elini verdiği zaman içtenlikle tutarsınız.

Sorumluluk yanıt vermeye açıklık ve hazır olma halidir.

Soyutlama

Her zaman soyut şeyleri sevmek daha basittir. İnsanları sevmektense insanlığı sevmek daha basittir çünkü insanlığı sevmekle hiçbir şeyi riske atmazsınız. Tek bir insan , tüm insanlıktan daha tehlikelidir. İnsanlık bir kelimedir, soyuttur, onu karşılayacak bir gerçeklik yoktur. İnsan bir gerçekliktir ve bir gerçeklikle karşılaştığınızda iyi günler, kötü günler, acı, zevk, mutluluk, iniş ve çıkışlar, iyi ve kötü hisler olacaktır. İnsanlığı sevdiğinizdeyse acı ya da mutluluk yaşamazsınız. Aslında, insanlığı sevmek insanlardan kaçınmanın bir yoludur çünkü insanları sevemiyorsunuzdur. Sadece kendinizi kandırmak için insanlığı sevmeye başlarsınız.

Soyutlamalardan kaçının. Her zaman değil.

Su

İlkel kabilelerin hepsinde su hayatı temsil eder. Hayat su üzerine kurulur, insan bedeninin yüzde 85’i sudur. Hayvan ve bitkilerin, insan ve kuşların, hepsinin hayatı suya bağlıdır. Bu nedenle su tapınılan en temel elementlerden biriydi. İlkel kabilelerde güneşe tapıldığı gibi suya da tapılıyor, ikisi de Tanrı olarak kabul ediliyordu. Ve su bir metafor olarak da çok önemlidir.

Su birkaç şeyi birden temsil eder. Birincisi: bir formu yoktur ama her şekli alabilir, her kaba uyar. Onu bir demliğe boşaltırsınız ve demliğin şeklini alır. Bir bardağa boşalttığınızda bardağın şeklini alır. Son derece uyumludur. Bu da onun güzelliğidir; esnektir. Biz de bir parçası buz gibi değil, tıpkı su gibi esnek ve donmamış olmalıyız.

İki: Su her zaman denize doğru akar. Nerde olursa olsun hareketi her zaman deniz yönündedir, sonsuza doğru. Biz de su gibi olmalı, her zaman ilahi olana doğru akmalıyız. Su hareket edip aktığında saf kalır. Hareket etmediğinde cansız hale gelip saflığını yitirir. Biz de her zaman akmalı, hareket etmeli, bir yerde sıkışıp kalmamalıyız. Bir yerde sıkışıp kalındığında kirlenir saflığımızı yitiririz. Bir andan diğerine hiç takılmadan hareket etmeye hazır olduğumuzda ve geçmişin yükünü taşımadan geçtiğimizde biz de masum ve saf kalırız.

Suçlama

İnsan öylesine bilinçsiz bir durumdadır ki ne yaparsak yapalım, kendimize ve başkalarına hep daha fazla mutsuzluk getiririz. Kaderi suçlamaya devam ederiz, doğayı suçlamaya devam ederiz, toplumu suçlamaya devam ederiz ama hiçbir zaman kendimizi suçlamayız.

Kendinizi suçlama cesaretini bulduğunuz an, kim olduğunuzun sorumluluğunu üzerinize aldığınız an varlığınıza bir ışık düşer. İçsel dönüşüm yolundasınız.

Şeytan

Havva, Şeytan tarafından Cennet Bahçesi’nde bilgelik ağacının meyvesini yemesi için kandırıldı. Havva doğal olarak korktu çünkü Tanrı bu meyveyi yasaklamıştı. Ama Havva’yı ikna eden neden önemli ve anlamlıdır. Şeytan, “Tanrı size en önemli iki deneyim olan bilgeliği ve ölümsüzlüğü yasakladı çünkü O korkunç kıskanç. Eğer siz de onun gibi aydınlanır ve ölümsüz olursanız kendi hakları olan bir Tanrı olacaksınız. Ama O tek Tanrı olarak kalmak istiyor ve hiç kimsenin de bu pozisyona erişmesini istemiyor,” der.

Hiç kimsenin Şeytan’ı takdir etmemesine hayret ediyorum çünkü onun söylediği şey çok önemli. Şeytan en önemli ilk devrimciydi. Kendisi de meleklerden biriydi, ama devrimci bir akla sahip olduğu için Tanrı’nın birliğinden kovulup Şeytan olarak lanetlendi. Ama onun Havva’yı ikna etme yöntemi, ona saygı duymamı sağlıyor. O, dünyanın aydınlanmış tüm insanlarının öğrettiği şeyi öğretiyor: bir Tanrı olabileceğinizi. Aslında siz Tanrısınız, sadece bunu unuttunuz. Bir uykudasınız ve kim olduğunuzu bilmiyorsunuz. İhtiyacınız olan tek şey uyanıklık.

Adem ve Havva bilgelik ağacının meyvesini yedi. Ama diğer ağacın meyvesini yiyecek kadar zamanları olmadı. İlk meyveyi yedikleri anda yakalandılar. Buysa hikayenin üzücü tarafıdır.

Şüphe

Şüphe uzun ve zor bir yol olmasına rağmen, doğru olmayan her şeyi elemeye devam eder. Sonunda geriye sadece doğru kalır. Hiç kimse gerçekle yüzleşip tecrübe ettiğinde onu inkar edemez. Bu bir inanç değildir. Siz araştırdınız, büyük bir korku, acı ve umutsuzluğun içine düştünüz. Durmak istediğiniz anlar oldu çünkü yolculuk hiç sonlanmayacakmış gibi geldi ki sonu var. Bir sonu var, sadece devam etmeniz gerekiyor.

Şüphenin cerrahi bir yönü var, saçma olan bütün her şeyi keser. Ama sonunda gerçek, hiçbir şüpheye yer bırakmadan kalır. Şüphe, bulutları dağıtır.

Reklamlar

Read Full Post »