Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Bluenoktanium’ Category

Dizi dizi;

Oruç aruoba’nın dizi dizileri vardı;

Ne kaldı aklımda, geciktirmeler, ertelemeler, sallanmalar ve durmalar—bu kelimelerle miydi,,,

dizi dizi yanılgılar

geciktirmeler…

kaçınmalar…

yan çizmeler…

sulandırmalar…

atlatmalar…

geçiştirmeler…

daha neler, neler!

Birisi bazen öyle bir Nee! der ki karşıdaki apışıp kalır,,,

Nelerden biri daha… (apışıp kalmalar, çözmeler, bulmalar, kaybetmeler, beklemeler, buluşmalar, buluşamamalar, dank! etmeler, donk! etmeler, dınk! etmeler, sorular, cevaplar, trak diye cevaplar, 3 saniye sonra cevaplar, 3 dakika sonra cevaplar, üç saat sonra cevaplar, ü-ç gün sonra, ü–ç ay, ü—ç yıl sonra cevaplar…

 

Tanrıyla gözgöze gelseydim ve onun gözlerinde kötü bir bakış sezseydim, Nee! derdim, kapa çeneni!

 

Savrulmalar; artizm: bir yaban gülünün yaprakları savrulduğu zaman, ne denir ki; şu bir; öylesine narindir ki tutunamamıştır, şu iki; biraz canı gidince güçlü bir rüzgar koparıp almıştır onu; şu üç; çiçek kalmış mıdır geride, çiçeği çiçek yapan savrulup gittikten sonra; şu dört; bir şey kalmıştır geride: Yaban!

 

Ne bir, ne iki, ne üç… ne on; siz neon lambası gibi parladınız mı? Parlamadınız mı hiç? Napalm bombası patlattınız mı peki, ben bir tane patlattım üçyüzbin tane ben öldü.

 

Savrulmalar; adrenalin; Tanrı ya da kadere let it be! (koy kötüne), ama sanki şöyle, rulet çarkının başındasın top elinde ve savuruyosun bizatihi en sen olarak, o çark hayat; kendini hayata savurmuşsun, ou ye! iblisin gözleri yeşil, bunu herkes bilir, sıfır geldi, ou ye my god; Tanrı ya da kadere don’t let it be (direk koy kötüne!)—

 

Tutulmalar…

 

 

Birine,

Yakamozum ol dedim;

 “Yakamoz, herkesin zannettiği gibi ay ışığının suya yansıması değildir. Ay ışığının suya yansıması “mehtap”tır.

Yakamozu oluşturan ise, Latince Noctiluca Miliaris ya da Noctiluca scintillans olarak adlandırılan milimetrik boyutlarda bir bakteridir.”dedi,

Ou ye my god, bir kadın istiyorum milyonlarca bakterim olsun, yakamozum olsun da, ben onu yine de Ay’dan bileyim.

Kopmalar-bağlamalar…

Bir çingeneyle karşılaştım sonra,

Zil zurna sarhoştu,

Oğlum dedi,

seni 26lık cin çarpmış,

seni tavşan ısırmış

sana kurubüyü yapmışlar,

ha ha ha vodoo yapmışlar bebeğine çuvaldız saplamışlar çüş dedi,

binbir gece, binbir yıldız kaymış sana…

ha ha ha

seni uzaylılar kaçırmış,

kötten yemiş gibisin di mi (arsız çingene, ama yakıştı hatuna)

 

 

 

Dinle, dedi, kibirli, bencil, küstah çavan (çingenece çocuk anlamına gelmektedir),

dinle düşmüş ruh,

bir bulut ol da öyle düş uçurumdan

dinle yükselmiş ruh,

işit de ruhun kanatlansın, gökyüzünün en dibine dalsın,

müjdemi isterim, dedi, bu senin 18. hayatın, ve 183 hayatın daha olacak—

 -bunu bir tarafa not etmeliyim, bu önemli bir bilgi sanırım benim için-

(düşünce köpüğü: metafizik-metafor-metadigma-metametod-metadüş-metakronik- anlaşılmamalar, yanlış anlaşılmalar, anlaşılmalar; püriten 201 defa olmak ya da 201 defa olmamak, bir defa olmak, gerisi ikiyüzlü olmak, ikiyüzsüz, yüzsüz, doksandokuzsuz, doksansekizsiz, sekizsiz, dualistim-birsizim, sıfırsızım, eksi birsizim, kök içinde eksi birsizim, irrasyonalizm vs. rasyonalizm, sürrasyonalizm, saf kinizm, saf su, saf buz gibi bir “şii” içmek istiyorum, şiiizm, sırf bir harf yüzünden şiiizm-metaben.

Şii; mezhep, insan, şey, xey, x, xizm. Xist needs the Others, the Others are X…)

(Sallanmalar-Durmalar

Dur!

Kaç hayat yaşadınız söyleyin

Sesler, yüzler, sokaklar,

Bir daha dur! daha dur, en dur, tamam kasma duraksa, perilenmek de pirelenmek gibi, biri vücudu ısırır, biri ruhu…  sakin ol ve rakset olduğun yerde hiç değilse…

Ama kelimelerimi meze et kendine de öyle; bal gibi ye; çok yeme miden kalkar. Tuz gibi ye, çok yeme yakar, kavurur, ikisini birbirine karıştırıp hiç yeme çarpar!…

Aya çarptım, yerim yurdum orasıydı tüm yersizliğim ve yurtsuzluğumla…la luna…ve işte orada Ay! Bir yalnız gökyüzünün sözlüğünde -İ. Berk… )

Sallanmaya devam et çingene belli ki iki büyük içmişsin

Bir dilek dile benden ateş gözlü çavan—

İçinde binbir dilek dansetsin—

Ay’ı isterim

Nesini istersin, sahipsizdir o, tek başınadır, güzelliği budur belki de bunu mu

istersin—

Hayır, onun karanlığını ve aydınlığını isterim, devrini ve daimini…

Tanrının kızkardeşiyle evlenene onu kuma olarak veriyorlarmış—

Ou ye my god, vajinan kumla dolsun karasuratlı karı,

Tanrım söyle şu önümdeki çingeneler güzeli senin kızkardeşin mi söyle…

Ahh tanrım kumla dolu bir vajinaya girdim, canım yandı, affet beni—

—tamam tanrım, iki büyük içmişti, affet beni!

Not: köt ve vajina ve sıfatları ve bilimumları hatun kişilerden araktır.)

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Read Full Post »