Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Hanin Zu’bi ve Sevahir Bayındır’a Açık Mektup’ Category

Sayın Sevahir Bayındır ve Sayın Hanin Zu’bi,

Ayrı coğrafyalarda benzer bir şiddete ve ayrımcılığa uğradığınız için her ikinize ortak bir mektup yazmak istedik. Yaşadıklarınız bu kadar akıl almaz olmasına rağmen ırkçılık ve cinsiyetçiliğin normal kabul edildiği bir dünyada maalesef çok az insanın gündemine geldi. Öncelikle maruz kaldıklarınızın ağırlığı ve gündemlerinizin yoğunluğu nedeniyle birbirinizin yaşadıklarından haberdar olmayabileceğinizi düşünerek sizleri bu kısa mektupta elimizden geldiğince birbirinize tanıtmak istedik.

Hanin Zu’bi  Knesset olarak bilinen İsrail’in Parlamentosunun yegane Arap kadın milletvekili. 2009 yılında yapılan seçimlerde İsrailli Arapların Balad Partisi’nden meclise girdi. Uluslararası düzeyde savaş karşıtı eylemler yapan kadın gruplarıyla da irtibat içinde olan Zu’bi son olarak Özgürlük Filosu’na katılarak İsrail’in Gazze ablukasına karşı yükselen uluslararası direnişe destek verdi. İsrail askerlerinin saldırısı esnasında Mavi Marmara’da bulunuyordu. Zu’bi gemiden indirildikten sonra tutuklandı ve kefaletle serbest bırakıldı, ancak beş gün ev hapsine ve kırkbeş gün yurtdışına çıkma yasağına çarptırıldı. Parlamentodaki oturumda gemide yaşananları anlatırken milletvekillerinin bazıları tarafından ‘vatan haini Gazze’ye git!’ diye protesto edildi, diğerleri tarafından ise alenen tartaklandı. 7 Haziran’da toplanan Knesset’te bazı erkek milletvekillerinin ‘boş ol, boş ol’ bağırışları arasında milletvekilliğinin kendisine sağladığı dokunulmazlık kalkanını kaybetti. İçişleri Bakanı Eliyahu Yişai, Zu’bi’nin vatandaşlıktan atılması için çabalıyor. Zu’bi üyesi olduğu millet meclisinde ırkçı ve cinsiyetçi bir saldırıya uğradı. Knesset, kendi çatısı altında bir kadın üyesine duygusal ve fiziksel şiddet uygulanmasına karşı sessiz kaldı; pek çok milletvekili ise bu şiddete fiilen katıldı. Hanin Zu’bi şu anda ölüm tehditleri alıyor, milletvekilliği ile ilgili son karar ise bu hafta içinde verilecek.

Sevahir Bayındır, BDP Şırnak milletvekili. Türkiye’de sayılarının artması için didinip durduğumuz kadın milletvekillerinden biri olan Bayındır da ırkçı ve cinsiyetçi şiddet kurbanı.  4 Haziran günü Kürt halkına ve siyasetçilerine karşı yapılan operasyonların ve üniversitelerde şiddeti giderek yükselen polis müdahalelerinin durması için gerçekleştirilen Barış Yürüyüşü’ne katıldı. Silopi ilçe merkezinden Habur sınır kapısına yürüyen sivil halkın ve onların seçtiği BDP’li milletvekillerinin devlet şiddetine karşı yükselttikleri ses yine devlet şiddetiyle susturulmak istendi. Polis barış eylemine biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Üzerine sıkılan tazyikli suyun etkisiyle yere düşen Sevahir Bayındır’ın kalça kemiği kırıldı. Tedavi olmak üzere geldiği Ankara’da kendisini karşılayan sadece partili arkadaşları ve yasaklı eski milletvekilleri oldu. TBMM, hem sivil halka hem de bir kadın üyesine karşı açıkça uygulanan devlet şiddetine susarak ortak oldu. Başbakan, bakanlar, kadın milletvekilleri sustu.

Sevgili Hanin Zu’bi, Sevgili Sevahir Bayındır,

Biz eğer bir ülkede demokrasiden bahsedilecekse temsilin hakkaniyetli olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kürtlerin, Knesset’te Arapların ve her ikisinde de kadınların bulunmasını, sayılarının artmasını ve özgürce siyaset yapabilmelerini önemsiyoruz. Maalesef İsrail’de de Türkiye’de de bu mümkün olmadığı gibi tüm engelleri aşarak her iki ülkenin meclislerine girmeyi başaran sizler ilk fırsatta önünüzü kesmeye çalışan ırkçı ve cinsiyetçi bir şiddete maruz kalıyorsunuz. Filistin halkına ve Özgürlük Filosunun sivil gönüllülerine İsrail tarafından uygulanan dehşet verici şiddet nedeniyle başbakanları nezdinde birbirleriyle atışmakta olan iki ülkenin milletvekillerinin aynı günlerde benzer bir şiddete maruz kalmış olması bizi ırkçılığın ve cinsiyetçiliğin uğursuz ittifakı konusunda bir kez daha düşünmeye itiyor.

İkinizi de gözümüzün bebeği gibi koruyabilmek isterdik. Barış ve adalete yükselen sesinize katılmak ve uğradığınız şiddeti görünür kılmak için bir mektuptan daha fazlasını yapabilmek isterdik. Maruz kaldıklarınızdan sonra bunları yapamadığımız için utanıyoruz. Umarız ki bu mektupla sesinize ufak da olsa bir yankı bulduğunuzu hissedersiniz. Ve yine umarız ki bu mektup ırkçı ve cinsiyetçi devlet şiddetine karşı sınırları aşan bir kadın dayanışmasının nüvesi olur.

Read Full Post »