Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Hayal-i Hayal’ Category

Hayal-i hayal…

Dar bir apartman boşluğuna bakan küçük bir penceresi var odamın. Benim günlerim işte bu pencerenin kısır manzarasındaki küçük bir parça gökyüzüne bakarak geçiyor. Rahatsız ama oldukça geniş bir yataktan izlenen bu küçük parça sağlıyor hayal kurmamı. Ve hayaller sağlıyor hayata tutunmamı. Bu küçük gökyüzü parçası sağlıyor özgürlüğü düşünmemi.
İnsan ne kadar özgür olduğunu sanarsa sansın bir yerde mahkumu oluyor düşünce, hayat, çevre hapishanesinin ve hiçbir zaman dört duvar arasında özgür olamıyor insan.
Duvarlar varken çevrende bir pencereden ya da olabileceğinin en iyisi bir balkondan, buradayken esen hafif bir rüzgardan bekliyorsun özgürlüğü, ama olmuyor. Esen rüzgar, kızıl ışınlarla doğan güneş yarım yamalak getiriyor sana özgürlüğü ve tam olmadı mı özgürlük bir anlam ifade etmiyor.
İşte o zaman gördüğün her boş toprak parçası cezbediyor seni. Ortasında günlerce, haftalarca, aylarca bomboş oturmak, güneşi karşılamak, rüzgarla selamlaşmak, ay ile bakışmak, yıldızlarla konuşmak istiyorsun. Daha da iyisi bu boş toprak parçasının üstündeki bir söğüt ağacı olmak istiyorsun. O haldeyken daraltılıp, sınırlandırılmamış mavi gökyüzünü doya doya, onunla beslenircesine ve sindirircesine izlemek istiyorsun.
Hep istiyorsun ama olmuyor. Yapamıyorsun, korkuyorsun, korkaksın. Gönlünü saran kara bulutların esiri olmuşsun. İnkar ede ede içine öyle bir kapanmışsın ki, ruhuna yer bırakmamışsın.
Bir türkü duyulmuş uzaklardan ya da belki içinden, ta derinlerden, sen hep bunları düşünümüşsün, hayallerini kurmuşsun. Sadece hayal kurmuşsun. Seni yaşatan o hayaller olmuş hep.
Nereye kadar giderse, nereye kadar götürürse… Hayal kurmaya devam, kalbim kara bir bulut olana kadar.

http://agacadonusmek.blogspot.com/

(karabulut yağmur getirir, o çiçeklerin o yağmura ihtiyacı var))

Read Full Post »