Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Tanrı 10’ Category

 

tanrı on (off değil)

tanrı on (numarası olsun)

tanrı on (u alma beni al)

tanrı on (u da al beni de al)

tanrı: bazı hayat durumlarına, bazı hislerine karşılık bir “doğru”yu on defa
tekrar etmek zorundasın, benim yasalarım, hahaha!, sesli harfleri bas bağıran, tiz çağıran,
sessiz harfleri harfiyen sessiz,,,

küstah değilsin, atalarına, ustalarına saygılısın, kalbinin aynasını sildiğinde attım mı
seni hiç cehenneme, aptal bakışlı değil, zeki bakışlı ustaların söylemişti bunu sana,
ve gerçek ustalar kendilerine o kadar yaklaşmıştı ki, buhu kendi danslarının zarif figürlerini
sergileyecekleri büyülü bir zemindi onlar için,,,
dans,,,
aşk biçimindeydi, tanrı biçimindeydi, gerçek ve hakikat biçimindeydi,,,
usta olmaktan bahsediyoruz, belli merhaleleri olan bir şeyden,,,
o buhuya desen çizmek; bir düş evresi var, senin
sesine karşılık aynadan beklediğin ses, o desen bir ses kazandırıyor sanki ona, duyduğunsa yalnız
kendi sesin,,,
bu desen, bu melodi, bu dans
neden düş evresine ait söyleyeyim, sen onlarda onlarda olmayanı düşledin, onların onlarda
olmayan olduğunu anlamak ise uyanmaktır, düşten uyanmak;

aşk dilsiz,

tanrı sessiz,

gerçek yorumsuz,

hakikat ise kör,,,

aynanın karşısındasın, en gerçek bu, konuşmaz, gösterir o ayna,,,
sen benimle konuş yine de, senin sözcüklerin
sessizliğin, bir çiy tanesinin kristalden kolyesi olsun, göstermesin ama anlatsın,,,

ey ademoğlu, adembaba (karşımda çıplaksın), aklın başından yittiyse, -ben bunu da yarattım;
hahaha- kırk defa tekrar et kalbinin şifasını, kırk dedim, sihirli bir sayıdır bilirsin,
seni yarattığım sıralarda sihirli sayılar da
yaratıyordum,,,
sana mahareti verdim ki gösteresin: kırk defa; maharet; her seferinde kalbine biraz
daha yaklaştırarak, bana güven, o şifa kalbine dokunacak,,,

ke: üçeksik-beş fazla “peygamber” olma çağındayım, şöyle bir insan gerçekliğidir aslında, inanan biri
tanrıdan şüphe eder, inanmayan biri de tanrıdan şüphe eder, varlığını da yokluğunu da ispatlayamam,
görünen o ki yaratımın bir parçasısın, şu an karşımdaki sen misin, bu başka bir insan olsa,
tanrısın sen; onun içine girdim dersin, bu bensem, senin de içine girdim dersin, peygamberlik
idrakinden bahsedeyim: seni hem 1 hem 0 yapan: bir Tanrı yoktur ama ilahi olan şeyler vardır,
çiçeğe baksan bu böyledir, böceğe baksan bu böyle, matematiğe, müziğe, aya ve güneşe baksan da,
dosta, sevgiliye baksan da,,,

insanın metafizik olarak kuta temasıdır, baş öne eğilir, gözler zekice kısılır ve tebessüm
edilir,,,
 
biraz umut vermek ve umut almak lazım insanlardan, buna tanık olduğunun farkında olan yeryüzündeki
tek canlı insandır,,,
 
hadi tanrı baba, -bir miktar babasın aq-, kendimi sana sevdireyim, radikal bir
durumumdan bahsedeyim; tekbaşınalık,, hem cinslerim yalnızlık diyip ağlaşıp durur, oysa insan
tek başınayken bir asal sayıdır, sadece de kendine bölünmez, bire bölersen tam kendisiyle
karşılaşırsın, sıfıra bölersen sonsuzlukla,,,

Tanrı: seni seviyorum köksal

ke: biliyorum biliyorum, arada bir gelip öpüyorsun ama adını bile bilmiyorum, Adın Ne,,,

Tanrı: hıhıhı, şaşırtayım seni, bu da benim numaram olsun, sen koy!

ke: çok düşünmedim biliyor musun; adın: AD!, bu toprakların insanının köklerinden etkilendim,
eskitürklerde bir isim koyma yaşı vardı, mahsul (insan) tadını kazandığında bu tadı anlatan bir
isim, beni sözcüklere yoldaş kıldığına göre kendi penceremden görüneni söylüyorum, doksan dokuz
isminden bir tanesi belki de, benim payıma düşeni; AD, seni terennüm etmek, tüm adları terennüm etmektir,,,

ke: seni seviyorum ad,,,

Tanrı: arada bir gelip öpüyorsun, biliyorum,,,

Tanrı: insanlar gördüklerine inanırlar, bunu onlar için makul kıldım, burada
görünen o ki, beni de, seni de yazan sensin, bu durumda veda öpücüğü senin
yanaklarına verilmeli, benden, Tanrıdan (insanların görmedikleri kısımdan),,,

gördükleri şu olabilir mi, senin kendini öpmen; soyun sürmeliydi, insan kendini
öpemiyor! hahaha! onlara şunu de, benim kendimi öptüğümü mü gördün, hadi ya, nasıldı,,,

ke: kuvvetli bir kimyasal eylem o, bir kitap hazırladım ve içine bir ya da
iki tane şiir koyacağım, bir tanesini sırf bir dizesi için, şiirin kalbi için,,,
şiiri kitaba saklayayım, kalbini sana göstereyim, acıdan kalbi tekleyeni sana yollardım,
iyi bir kalp doktorudur derdim,,,
çiçekler iyi gelir dedin, tarçın kokusu, balıklar, kediler iyi
gelir, dostlar iyi gelir, dua etmek iyi gelir dedin, kendin için değil, başkası için dua etmek,
bu iyi gelir dedin, kalbine bakan başka kalpler iyi gelir, annen iyi gelir, mizah ve su iyi gelir, sadece bir sözcük olarak ‘su’,
ve uslanmak ve edepli olmak iyi gelir; edebin içinde hiçbir yasak yoktur; böyle edebi olmak
iyi gelir dedin,,,

sen doktor gibi konuştun, dize şairden gelsin:
 
öpücükten insan yapmak,,,

—————————————————
—————————————————

deep note:
 
sözcüklerle cinayet işlendi mi, yine şiirle işlenir,,,

zehirli engerek demez; onun dili engerekli zehir,,,

şiir aşk kadar masumdur,
aşk kadar cani,,,

tüm bu karmaşa içinde,
aklın, bilincin, zamanın, hayatın karmaşası içinde…

,,,

… karmaşası içinde

sessiz ve sakin bir uyku için söylüyorum, akıl tebessümle susar, dahası var; sessiz kalır,,,

öpücükten insan yapmak,,,

 
 

 

Reklamlar

Read Full Post »