Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Sinem Sal’ Category

Sinem Sal…

Konu: Tindersticks ile yazılmış İki Şiir

58. Sokak

bak önümüzde koştura koştura
ve sırtlarındaki tırnak izlerini saklayarak
ipsiz sapsız adamlar geçiyor
gecenin bir yarısı olmuş sen, yani muhtemelen
göğüslerini çıkarıyorsun sütyeninden

izbe bir otel odasında, karnında sancının en ağırıyla
dilini bilmediğimiz bir ıslık ve ince bir sigara sıkıştırıyorsun
altı morarmış dudaklarının arasına
ve kasıkların iğdiş ediliyor dikensi bir yağmurla
birlikte gökyüzü iniyor ayak parmaklarından aşağı
her ne varsa ağzında küfür , aşk, günah , dua
dökülüyor

ağzını bir açsan üç mevsim değişecek sanki
ağzını bir açsan sonsuzluğun tarihine inanacağım
ve hiçbir yere gitme niyetim olmayacak
ama sen hükmedemediğin bedenlerin buyruğunda mutlu
ve sen ismi cisminde ezilen
hangi iklime uydurmaya kalkarsan kalk
bu çiçeğin ömrü iki vakit
toprağına siyanür karışmış , kalçana at nalları

tamam
gözlerinde camlar kırılan kadın
içi sıkıntılı rüyanı bende görebilirsin
gündüzü sana bıraktım

geceleri uyu !

Sinem Sal

Sabaha Varan Gece Yorgundur

bir porsukağacının tepesindeyiz işte
oturmuş salıncak kurma niyetindeyiz
ayaklarımızın altında dallar çiğneniyor ve
damarlarımızda haddinden fazla anason
ağzımızda kaçmaya cesaret edemeyen küfürler
içimizde çok fazla kırgınlık ve geçmiş var

boşversene sen bunları , burada güzel olan her şey günah

uzun bir gece kılığına girmiş gündüz
sancı kere sancı
Meryem’in öteki yüzü adeta tüm bu olanlar
sen de ben de o da toplamda hepimiz işte
biliyoruz kollarından gerecekler hatalarımızı
uzun bir gece kılığına girmiş gündüz artık
çırılçıplak

boşversene sen bunları, burada acı olan her şey sevap

odamın köşesindeki solgun balık
yarısı ısırılıp bırakılmış elma
dişlenmiş sütyen
nemlenmiş kapı kolu
hiçbirinize ulaşmaz sesim
yara , kabuğu kabullenmiyor
rüya, göz kapağını
hepimizin organları içimizden çıkmaya niyetli
ben tedirginim bu günlerde, içim kasvetli ve

boşversene sen bunları, dışımdaki duvarı kırıyorsun

yastığımın içinde bir kara kutu
yastığımın içinde durmadan uğuldayan bir sen var
şehre giden son vapuru kaçırdık
bırak da sevişelim, yapacak başka şeyimiz yok
öyleyse
yavaş yavaş terk edelim birbirimizi
belleğime asılı bir terazi
karşına ne koysam hafif

boşversene sen bunları, içimdeki sakinliği deşiyorsun

Sinem Sal

Reklamlar

Read Full Post »