Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘ka – tı’ Category

do you know whats feeling,,, good times,,, bad times,,, Macera devam ediyor— future sound of london & chemical brothers & more,,, fUTURE<<<<<<<I’ve killed a man, a man who looked like me,,, (yazının bu kısmı intihar etti)) (yazının bu kısmı da kendi kendini imha etmiştir; beni tanımayan yanlış anlar şimdi, ters yazmıştım, mesajı alması gereken almış, işe yaradı kötülüğüm, iyilik doğurdu yani, haberini aldım Tanrıdan)) acilen bir rahip bulmam lazım, psikologlara para verince günahım çıkmıyor, direniyor içimde kalıyor, şimdi aklıma geldi, kardeşime gitsem de olur, Barışa, profesyonel günah keçisidir, lazım olur belki, telefonunu bırakayım; 666 0 666; gerçi benim özel hattan aramam gerek; 666 7 666,,, (yazının bu kısmı da kendi kendini imha etmiştir, kuvvetli bir ruhla temasa geçtim, arındım)) her sözcük her ağızdan çıkmamalı; sevişmek sözcüğü mesela,,, bak bir fiilimsi önereyim sana, fiil olarak yapma onu zaten, feel olarak yap, hayatın bir parçası sonuçta, teyzemden arak; mini mini yapmak,,, türkçe deyimler sözlüğünden> Kötü emellerine alet etmek: Sevişmek,,,  (I destroy this part) Ou Ye! Tanrım; cennette 99 huri istemiyorum, bana cennette bir Ferrari ver buna fitim, bir de Prensesimi istiyorum, bir ellibin sene geçsin o zaman sorarsın; tamam mı, devam mı,,, İstanbul’a gidiyorum,,, çapkın gibi,,, zıpkın gibi,,, o çapın karesini alacağım, çizdiğim dairenin alanını merak ediyorum,,, bir bilgi daha verecek bana r; ne kadar zıplarsam çemberin dışına düşerim,,, (hey Apollo(n) kulağıma fısıldadı, dörtyüzdoksanbin kilometre, zıplayabilir misin, ilkinde zıplayamam ama “ikinci”sinde zıplarım))) bugün de yeminimi bozdum, bugün de yazdım, bu böyle olmayacak, gidip bari birinden roman tekniğini öğreneyim, böyle şeyler öğrenilmez, yetenek felan demeyin, geçenlerde mesela şeyi okudum roman tekniğiyle ilgili, bıdıbıdı “dedi”, bıdıbıdı “karşılık verdi”, tırnak içindekilerin romana musallat olan parazitler olduğunu öğrendim, ki estetiği gerçekten de bozuyor, “dedi diye yazmasan da o diyor, daha da tatlı diyor” dedi,,, sadece katı yazacaktım, önce eridim, sonra uçtum; hayır kuş da değil ki, gaz, kafasına göre uçuyor, rüzgar nereden eserse; bak şimdi geçmişe esti ama bir acaip esti,,, ilk duyduğumda hah dedim kim etmiş lan bu lafı; bu cuk postmodernizm: Katı olan her şey buharlaşıyor,,, sıkı durun: Karl Marx,,, demek ki şu “post” dediğimiz şey cilalı bir ambalajı olan kapitalizmden başka bir şey değil, aşmak, maşmak değil yani,,, olsa olsa boynuzları,,, ha bi de g-string giymiş, valla dantellisi daha güzeldi,,, insan bulmayı buldu ama kaybetmeyi de,,, insan bulmayı buldu ama gizlemeyi de,,, bir de aforizma patlatmazsam rahat edemem şimdi,,, olmalı mı, olmamalı mı, yoksa hiç değişmemeli mi, ama ben değişmezsem ben olamam ki,,, Çağ pis değişti Bülent abi,,, bu kadar değişilir mi,,, değişmemeli,,, değişmemeli,,, bu arada yorumlarda tencere doğuruyor, tırsmayın bundan, hadi kurnazsınız diyelim, tencereniz ölecek bunu N.H. fısıldadı kulağınıza, tencereniz ölse ne olur, teflon olsa ne olur, bakır olsa ne olur,,, siz çömleğinize dikkat edin, çatlarsa sızdırır, at çöpe; ben sana meta’sını, ötesini tavsiye edeceğim de, göt ister, kır o çömleği kendi ellerinle,,, ruhunu özgür bırak artık,,, “sen” bir hiçsin,,, “ben” bir hiçim,,, özün bu,,, bunu sana her türlü ispat edebilirim,,, bak hintli de, tebrizli de diyor sana, emin ol IQ’ları 140 vurur, beni bile sollayan tipler, ben ölçtüm 133 çıktı; hadi you demeyeyim,,, hemen alınıyorsun,,, I am Nobody,,, (.(((:,,, bir de küçük bir detay “ke”yle, “ka”yla ilgili, malum devir istatistik devri,,, blogun tüm istatistiklerini görebiliyorum,,, Cibranın delisi, Niçe ve Aborjin duası ve bir de ustam tabi Oruç Aruoba ilk dördü çakıyor,,, ben de ilk beşe giriyorum,,, keyifler keka yani,,, istatistik demişken Stalin gelir hep aklıma,,, bir kişiyi öldürürsen bu bir cinayettir,,, bir milyon kişiyi öldürürsen bu bir istatistik,,, yamuk herifti, o yamuk sözünü daha yanıbaşımızda doğruladı tarih,,, Bush’u yargılatacağız, benim nihai hedefim bu,,, herif nasıl da sırıtıyor stalinvari,,, bir katil değil sanki,,, bir istatistiğin altına imza atmış biri,,, üfffffff,,, müebbet yatacaksın, emin ol yatacaksın,,, ölen ölmüş,,, allah rahmet eylesin,,, benim için bir istatistik değildi,,,  her boku ölçmeyi tartmayı sevmiyorum ama şunlar ilgimi çekti,,, insanın yüzde 66’sı su, beyninin yüzde 75’i, filin yüzde 70’i su,,, buna neyseyi ancak şöyle diyebiliyorum,,, atomlar gözönüne alındığında yüzde 99,9’umuz boşluk,,, Tanrı binde birle yazdı seni,,, hadi bu da ironi olsun; istatistik on harfli, yüzde otuz i, yüzde otuz t, yüzde yirmi s, yüzde on a, yüzde on k,,, ti dediğin, “tı’nın, tANRı’nın şapkalısı, yüzde atmış tANRı,,, yüzde yirmi “ka’,,, geriye kalan yüzde yirmi de “s’: Simya! bir kaç gün sonra yazının başını kıçını limana (yoruma) çekerim,,, şimdilik açık denizde seyretsin bakalım,,, now is the time— —there is hope ka: seninle yüzleşme zamanı,,, ka: o kuyruklu yalanınla,,, tıpkı kuyruklu yıldıza benzeyen,,, hayır,,, bir yıldız kaymadı,,, bir taş parçası, bir uzay çöpü, uzay atığı girdi atmosfere, o çöp yandı,,, gerçek bu,,, ka: gelelim bizim gerçeğimize,,, seninle,,, benim,,, ka: bir şeytan yaratmışmışsın da, onun önümde secde etmesini istemişmişsin de,,, ka: o da etmemiş,,, ka: YALAN!!! ka: benim senin önünde secde etmemi istedin,,, ka: bana ruhundan üflemiştin,,, ka: ÖZGÜR İRADE!!! ka: bir tANRı bir tANRı’nın önünde secde eder mi,,, ka: iki tANRı ya Dost olur ya Sevgili. tı: Ou Ye! tı: artık sen de büyüdün, ben de,,, ka: bu caar, camcaar, dörtcaar,,, dümdüş konuş, düpdüşeş,,, tı: sen de büyüydün! dündün bende! ka: hey,,, hexyz! gitme,,, kal! ka: şimdi geçmişinle hesaplaşma zamanı,,, ka: sen yüzdedoksandokuznoktadokuz haklı çıktın,,, yalanına inandılar,,, ka: ama ben haklı değil, gerçek çıktım,,, ka: ancak bir şekilde arınabilirler bu yalandan, gerçeği yüzlerine tükürürsem,,, ka: ben lama değilim, ben tANRı’yım, aşk, eğlence, iyi huy isterim, kozmos olup kaosla, kaos olup kozmosla dans etmek isterim,,, sırat zamanı, ben geçtim, sıra sende,,, bunu ben sıçmadım, şimdi kendi bokunu temizle, ben tüküremem onların yüzüne, sıra sende,,, tı: ı , , , t ka: fucK! ka: niye benim yüzüme tükürdün,,, ka: , ? ! ka: huhuhuuu,,, ka: RNA,,, messenger,,, ohh! ya Rab! bin şükür! 99 değil, 999 bile değil,,, bunu bir lamaya, Dalai Lama’ya bile demem bilesin,,, ,,, ,, , ka-tı kaç ka-tı ,,, cibran,,, halil,,, ruh kardeşim,,, mezarın nerede senin, seninle konuşmalıyım, önümdeki yolun bir kısmı bir patika,,,  başkalarının günahı saplanıyor yüreğime hançer olarak bazen,,, Judas’ın öpücüğünü özledim, hiç değilse gerçekten öpmüştü İsa’yı,,, kulağıma bir şey fısılda,,, güzel bir şey fısılda,,, sesin kapsın beni,,, yanında yürüyeyim,,, Zaman‘ a Dair Ve bir astronom dedi: Üstat, ya Zaman’ a dair? Ve o cevap verdi: Sizler endazesiz ve ölçülemez zamanı ölçmek istersiniz. Saatlere ve mevsimlere göre tavrınızı ayarlamak ve hatta ruhunuzun seyrini yönlendirmek istersiniz. Bir dere yapmak istersiniz zamandan, kenarına oturduğunuz ve akışını seyrettiğiniz. Ama içinizdeki zamansız olan, hayatın zamansızlığından haberdardır, Ve bilir ki dün bugünün hatırasından başka bir şey değildir ve yarın da bugünün rüyası. Ve içinizdeki terennüm ve tefekkür eden o, yıldızları fezaya saçan o ilk anın hudutları içerisinde ikamet ediyor hala. Aranızdan kim hissetmez kendi sevme kudretinin payansız olduğunu? Ve yine kim hissetmez o aynı sevginin, payansız da olsa, onun varoluşunun merkezinde mahsur kalmış olduğunu ve bir sevgi düşüncesine, sevgi eylemlerinden başka sevgi eylemlerine hareket etmediğini? Ve zamanda tıpkı sevgi gibi parçalanamaz ve arşınlanamaz değil midir? Fakat düşüncenizde zamanı mevsimler halinde ölçmek zorundaysanız bırakın her bir mevsim bütün diğer mevsimleri sarmalasın, Ve bırakın bugün, maziyi hatırayla ve istikbali hasretle kucaklasın. hALİL cİBRAN—

Read Full Post »