Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘yazılarım(.(.(’ Category

krozman;;

eskişehirde, şehirin ortasında akan bir ırmağın kenarına serpiştirilen bir rahatlıktan yayılan genç bir huzur vardı.. akşama doğru, geceden kalma olduğum için biraz da ağrılanarak bir çatışma hissettim o huzurla aramda.. onlar gibi bakir değildim, bekaret bir kerede bozulmaz, bir süre sonra, bozulur.. içinde bulunduğum yaş için bir çekirdek ailenin korunağını da inşa etmemiştim.. bir eş ve bir çocuk ve bir iş rutin bir huzur kaynağına çevrilebilir.. belki.. bir aileyi üstlenmenin verdiği güvenle ve kendinden menkul haklarla işleyen bir huzur ekonomisi..
rahatsız hissettim kendimi.. mutsuz hissettim.. çatışkılı.. sapkın.. bir ot içtim, ve kitapçıya gittiğimizde bahçede kafka’nın aforizmaları çekti dikkatimi..
bir kaç sayfa dolandım.. dikkatimi bir tanesi aldı hemen: ‘seninle dünya arasında bir savaş çıktığını düşünüyorsan, dünyanın yanında yer al.’ buldum anahtarı dedim önce.. huzura.. doğru.. kitabı almış ve kulağımda müzikle bahçede turluyor, aklımda bu cümleyi çeviriyordum.. gerçekte, bilgece bir cümleydi ve sağduyuya işaret ediyordu.. insanın dünyaya “rağmen” bir hale gelebildiğini ve yaşamın dünyayla “beraber” aktığını.. falan..
ve müzik sertleşti.. şarkılar benim ruhumun muhafızları.. bunu bir kez daha anladım.. nedenimi, ruhumun nedenini anımsadım.. bu dünya ittifak kurulabilecek hiç bir hale sahip değil.. ki.. bu huzur bir sera huzuru..
ve berrak ve dumanlı olan kendi oyunumu hatırladım::
seninle dünya arasında bir savaş çıktığını düşünüyorsan,
kendi yanında yer al.,.,

Read Full Post »

ayetel kürsü

cebrail: şu var, sen o olsaydın, onun sana yaptığını yapacaktın.
muhammed: o halde?
cebrail: sen ondan sorumlusun.
muhammed: tam olarak mı?
cebrail bin kanadı varmış gibi hızla uzaklaştı.,.,.,
melekler son soruyu cevaplamaz,
ayetler böyle yazıldı.,.,

_______

_______
cebrail: on numara olmak allaha mahsustur
muhammed: on numara, onbir numara şeyler var, kendi hareketini yapıyorsun haberin yok mu?
cebrail: benim her şeyden haberim yok, yolu bilirim, bildiririm.
muhammed: Allahın bundan haberi yok mu?
cebrail uğulduyan bir fırtına gibi uzaklaştı.,.,
melekler son soruyu cevaplamaz,
Ayet yazıldı: Allah herşeyi bilir.,.,.,

_______

_______

Muhammed: Allah var mı?
Cebrail: Var!
Muhammed: Sen Var mısın?
Cebrail bir Şimşek gibi Çaktı ve Yokoldu.,

Ôyle., Uzaklaştı.,.,
.,.,.,

_______
ayetler
bôyle bôyle
yazıldı.,

_______Temmuz 2013

Read Full Post »

69.,.,

Aya Uç

 

.):)

(.(.(

Read Full Post »

erken temmuz bestesi, güneşte pişecek daha;;

do
re
do
re
me? si
sol la! si
re do! si
do..

final:

si. ke

(si) toss!

 

Read Full Post »

Be G oo D

ve bir kuyu var-dı gibiydi, the gibiydi; insanın kendi kuyusu gibi, ben onun duvarında bir sarmaşığa tutunmuş-tum gibiydi, tutum gibiydi.. lezzetli, gerçek tulum peyniri arama hevasıyla oradan uçlara, kuyunun duvarını kaygan bir yosun kaplamış.. gerçeği arayan herkes böyle gibiydi..

şimdi bu kuyunun çapını 5 km yapalım ve yüksekliği de yüzlerce metre olsun, ve nokta nokta kuyuya tutunanlar.. şimdi oldu mu.. ah mana mu..
bu şok edici bir sahne aslında, ve dallar ne sunmuşsa, teksen dikenli dallar bile var, hissetmek pahasına.. acı var.. pas var.. kan paslanınca..

yanyana gelince o noktalar.. pek çok nokta olunca göründü her şey, o yosunlar çime dönüyor, ne tuhaf sihirli bi şekilde çime dönüyor, biuv.. bir odada kozada iken sanki yoktu o çimler.. gerçeklikleri yoktu.. olamaz gibiydi.. bir dramatik trajediden ziyade yine hayliyle dramatik bir trajedi olan betonların arasında süren bir hayattan kaynaklanıyor ağırlıkla bu eksen kayması..

ayağımız yere bastığında ise hatırlanan hep bir şeyler var..

şimdi bu içbükey kuyuyu dışbükey olarak algılarsak, öndevrim oldu, içimiz dışımıza çıktı, o noktalar 20 milyon kişiden oluşan bir ağ.. belli bir yaş grubunda yüzde elli falan değil, hiç bir ciddi muhalefet de olmayacak bir yoğunlukta zuhur eden bir yeni toplumsal form var, bir 20-25 milyonluk nüfus da alttan geliyor.. bu gelecek demek..

şu 4 temel element gibi bu uzatılmış salınımlı gençlik, su grubunda olan var, hava, toprak, ateş grubunda olan var, böyle de olur hayat.. bu yüzden canlı bir tutkuyla doluydu, renkliydi, renk ne bildi, ve bilinç akıyor içine, akıl tutulmalarından müzdarip bir çağda öteki kimliğinin yapay negatif temsiline, düşmanca temsiline açıkça karşı durdu, yapıştırma bir öteki kimliğinin ne kadar kaygan bir zeminde kurgulandığını gösteren bir tecrübe ile.. bu bir bakıma iyi oldu, çünkü gayet insanlık dışı ve sığ artık bilindik rahatsızlık veren populist sağ politikalara bir tepkiyle doğan hareket karşısında tam da bunu temsil eden tipik bir otoriter iktidarla karşılaşarak gerçek bir şey öğrendi.. bu ülke öğrendi..

herkes öğrendi.. hemen herkes öğrendi..

temsil ettiğimiz zihniyet meşru olarak kabul edildiği bir kırılma yaşadı, uzun vadede ise uygarlığın başımıza sardığı pek çok sorun var, bir sorumluluk zihniyeti gerçekten elzem.. bir kuşak olarak kırılma yaratabilir.. lise sonda integral var, türev var.. e= bir tahayyül edinebilir bir çok genç de, hatta karakök içinde artısı var bir de, sağlıklı (peh’) ve gerçek (hah’) bilgilerle aydan çiçek bile toplanır..

ve bir özne olmak isteyen ben, ve biz de; bir duruşa sahip olur, sıkı bir zihniyete ve böylece gerçek içinde yol alır, zaten bu yolu aldığı oranda tekler ya da kolektifler; insanın tek umudu burada şu anda: çarp o duvara!

bu jenerasyon, bu tarihi kuşak kaçırsa bir sonrakine sadece biriken sorun var.. üzeri cilayla kaplanmış olacak.. acılar havada kalacak, yine yağmur olarak acı yağacak, huzursuzluk bir acıdır vesselam, bundan kaçmak zor olacak..
sistemin kendisi ağa dönüştü, bu bir veri ama biz de bir ağız artık, bu tesbit çok önemli.. mızmızlanmak bile iyidir.. ama bebek gibi.. istediğini alana dek.. öyle masum mızmızlanmak iyidir.. artısı bir de.. +15, +18, +30…..

kendimce sebebini söyleyeyim, yaşamak istiyorum, bir karşıtıyla, yaşamak istemiyorumla değil de, kendi başına kalsın, böyle söylendiğinde bu ne kadar bişey..

burası sanıldığı kadar rahat bir yer değil, bir tür uçurum gibi salınıyor korku olarak, şu kafkanın davaları mesela, sürüden ayrıldın mı sürünün kanunuyla kendine açtığın davalar.. bir suçluluk olarak ödeten davalar.. “gir çitten içeri, çabuk!”.. “süt ver, çabuk!”.. bence bu güzergah ciddi sorgulanmalı.. hayatımızı ödemezsek tazminatını ödüyoruz.. içsel bir otomatik portakal..

uyum insanı kendine yönelteceği şiddetten koruyor.. çünkü tahakküm eden bir gerçek idrak edilirse bu bir direnç acısı ve bir özşiddet doğurur, bir çatışma, gerçek hayatla somutlandığı ölçüde gerçek olan da gerilimler, nevrozlar, kaçışlar, duruşlar..
iyi geceler..
be g oo d.. muck.

(Kafka’nın 130. Doğum Günü, If Then .):)

ke

Read Full Post »

Mele – ke

başa geldik., öğrenmek gerek., öğrenmemiz gerek.,

kitaplar rafinedir., çiçekler mucize.,.,.,
ten masaldır ve tebessüm sonsuzluktur.,.,
ses renktir ve renk kördür; gece kör olur., ses, gece ses olur.,.,
el desen iz olur.,
bulut desen sis olur.,.,
– –
olur bu., bu olur.,

Read Full Post »

1 yıl önce yayınlamıştım., geçmişi tutardık eskiden., fotoğraflar ve kitaplar.,

burada akıyor., kağıt istiyor kalan, saklı olan, saklanmış olan., kağıt hala sihirli.,.,

akan da sihirli bence, sesi de olur akanın, ışıltısı da., dalga gibi olan, tane gibi de olur akanda., insan birden fazla düşünüş içinde, sadece duygulanıma baksak bunu çıkarsarız, sevmediğim bir kelime kullanacağım, markette mühür olduğu için, quality of life is about quality of feelings and thoughts.,

bir ustanın yazdığını aktarayım: eğer yaşam enerjisine sahipse insan bu alanlar arasında geçişken yaşar.,

varoluş alanının genişlemesi, yaşamın kendini sunması., yaşadığını hissetme hali., yaşamsa….

— —

Önümden büyük bir tren geçiyordu. Ben gittim. Bir trenin içindeydim. Bir trenin dışındaydım. El sallıyordum. Kaldım. Felakete benzer bir şey olacak sanmadım. Giden bendim. Kalan bendim. Trenin içindeydim. Bir trenin dışındaydım. Bir bavulun içinde gömülüydüm. Koşuyordum. Duruyordum. Sizin dilinizle konuşmuyorum diyordum onların diliyle. Sevdiğim bir yer yoktu. Bir şey aramıyordum. Sevdiğim bir yer olmayınca sevmediğim yerler de olmadığını anlıyordum. Sevdiğim kimse yoktu. Böylelikle sevmediklerim de. Dünyanın, şu hayatımın tümünü anlamaya verdiğim gezegenin, her yeri güvenli bir yerdi, ben kendime ait bir yer aramayı bıraktığımda.
 Seni bir yere uğurlamadım. Dönmeyeceğiz buralara, buralara dönmeyeceğiz artık diye bağırdım durdum o yokuşun dibinde. Yokuşun başından gelir ses: dönmeyeceğiz buralara, buralara dönmeyeceğiz. (İncir Ağzı) (sİNEM sAL)

face to face—

küçük bi hikaye ekleyeyim,,, bu zamandan,,,

bu zaman şimdi başlamadı,,, saçların çiçek açtığı zamanlarda başladı,,, bir yan barış diyordu,,, bir yan işler ciddi; ciddi olalım diyordu,,,

tarih daha naif bir zamanda başladı,,,

hikmet temel akarsunun nihilist diye bir yazısı var blogda,,, o yazıyı o yazabilirdi,,, o derece,,, saçların çiçek açtığı, aklın kılıç kuşandığı zamandan gelen birisi,,, öğrendikçe dünya tonlarca yük oldu sırtında,,, aşklar bile güvene kaçtı,,, sistem ona gol attı,,, hayır kafa attı,,,

ve fight club,,, derinden bize yamamaya çalıştıkları işe yaramazlık duygusu,,, hiçlik duygusu,,, hayır bu sufi hiçliği değil,,, birey doğdu artık,,, bu şeye daha çok benziyor,,, çok da önemli bi şey söylersin mesela,,, ama tepene asılan şey boş bir konuşma baloncuğudur,,, çok hafiftir söylediklerin ve çok ağırdır,,, bir hiçtir aslında,,,

bir kere öpüşmek oniki cilt sürer desem,,,

onları sınırlayan her şeye inanıyor da insan şu devirde,,, hiçten başlamalıyız,,, seni seviyorum biliyo musun, tarzını da,,, sebebi makul değil,,, akla vurmuyorum,,, boş bir balon işte,,, hiç,,,

herkes psikesine yakını da imler olarak kullanıyor,,, hikmet abi de çağın doğurduğu karanlık gotik tarzı yazmış yazısında,,,

biraz yalnız mı kaldık ne,,, insanlık olarak biraz güvenimizi mi yitirdik ne,,, ters giden bi şeyler var,,, bi karanlık var,,, ne,,, senle de verebiliriz o yanıtı,,, iki kanatlı bu,,, sevgi,,, ve,,, zeka,,,

uf (((: yahudilerin tarzına bayıldım, bunu blogda yazdım,,,
jew,,, ask to ask,,,
is it possible,,, is it impossible,,,

aruobanın bir sözü var benlikle ilgili,,, başka bi yazısından zıplattı benliğe,,,
şuydu dedi benliğim,,,
şu cümle de,,, boş değildi,,,
 
yaşadığın her an,,, yaşar,,,

(.(.(

2 faces—

tam karşıda bir yokuşta,,, ya da paralel miydi hatırlamıyorum,,, ben hiç bir şey hatırlamıyorum,,, biri kulak kesilmiş o anlattı bana,,, yokuşun başındaydın,,, yanında biri vardı,,, sen gibiydi de,,, sen değildi,,, aynı gibiydi de,,, aynı değildi,,, sordun ona,,, niye beni buraya çıkarttın,,, bir gün yokuşun dibine doğru sesleneceğim,,, gel buraya,,, gelmezse,,, dibe inip elinden tutup çıkaracağım buraya,,, sen kimsin,,, sen kimsin,,, zor mu hep,,, zorluk mu,,, nehirler denizlere,,, bırakıyorsun,,, akıyor,,, bekle beni derdim,,, E=mc2,,, yanına geliyorum,,, o ben değilim,,, de kim,,, söyledim,,, hatırlamıyorum,,, bir yere daha zıplayacağım,,, psikiyatriste gitmiştim,,, kadınlar saçını yaptırır iyi hisseder demişti,,, salmıştım kendimi,,, odanı boya gibi,,, düdük gibi geldi,,, ruhumu benden iyi bilen yok,,, zıplamak özgür hissettiriyor,,, varoluş anksiyetesi ve angst, öfkesi vardır,,, ilk gençlik yıllarımda ben de varoluş şımarıklığı yapıyordum,,, fight clubda ikiye yarılan ve iki tam olan süper nevrodan daha damar düşünüyodum,,, 19 tane ben olsa ne güzel olur,,, görece küçük bir sayı,,, bin deyince, binbir deyince de işin şekli değişiyor,,, bi milyar deyince de,,, bi çin bi kişiden oluşsa,,, hayır envai çeşit var yine,,, tek hissediyor,,, bu,,, vuu,,, evrende 10 üzeri 76 atom var deniyor,,, 10 üzeri 77 tane “sen’,,, tribi biliyosun,,, girsene,,, düm teka düm “tek’

not: sinem bir video paylaşmış,,, bir nokta iliştirmiş bir kelimeye ki, o kelimenin tek taş pırlanta yüzüğü,,, bu yazı da öyle bitsin,,, üç virgülle değil,,, bir noktayla,,,

I am the book,,, I am the writer,,,

budur.

Read Full Post »

Older Posts »