Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Hınç (eCCO hOMO) – Nietzsche’ Category

( gönül rahatlığıyla tatile çıkmak için özel bir yazı arıyordum, sadece bir insana dokunsa bile “gerçek bir hediye” olabilecek bir yazı, (bu konuda efsunluyum; “kaderim tesadüfen gerçekleşiyor!”,,, 

(Nietzsche’den gelsin:

 Hınç nedir bilmeyişim, hınç konusunda aydınlanışım, kim bilir bunda da uzun hastalığıma nasıl minnet borçluyum! Bu sorun öyle kolay değildir: İnsan onu hem güç içindeyken, hem de zayıflık içindeyken yaşamış olmalı. Hastalığa karşı genel olarak söylenecek bir şey varsa, o da hasta insanda asıl kurtulma içgüdüsünün, korunma ve savunma içgüdüsünün bozulmasıdır. İnsan hiçbir şeyden sıyıramaz kendini, hiçbir şeyle baş edemez, hiçbir şeyi geri çeviremez, her şey yaralar. İnsanlar, nesneler sırnaşıkça sokulur, yaşantılar pek derinden koyar adama; anı, irin toplayan bir yaradır. Hastanın elinde bir tek büyük ilaç vardır bunlara karşı: Rus Yazgıcılığı dediğim şey, o başkaldırmada bilmez yazgıcılık; bununla Rus askeri sefere artık dayanamaz olunca, karın içine uzanıverir. Bundan böyle hiçbir şeyi kabul etmemek, üstüne almamak, içine almamak, hiçbir tepki göstermemek… Ölme yürekliliği değildir bu her zaman; hayat için en tehlikeli koşullar altında hayatı koruyan bu yazgıcılıktaki büyük sağduyu, metabolizmanın azalmasında, yavaşlamasındadır; bir çeşit kış uykusu istemindedir. Bu mantıkla birkaç adım daha gittik mi, bir gömütün içinde haftalarca uyuyan Hind fakirine varırız… Tepki gösterdiğimiz an kendimizi çabucak tüketeceğimiz için, hiç tepki göstermemek: Budur işin mantığı. Hiçbir şey de insanı hınç duyguları gibi çabucak eritip bitirmez. Kızgınlık, hastalıklı alınganlık, öç almaya güçsüzlük, öç isteği, susuzluğu, her türlü ağu karma, bunlar bitkin insan için şüphesiz en zararlı tepki çeşitleridir: Sinir gücünün çabucak tükenişi, zararlı salgıların, örneğin midede safranın, hastalıklı bir artışıdır bunların sonucu. Hasta için hınç gerçekten yasak olan kötü olan şeydir; ne yazık ki doğal eğilimdir hem de. O derin fizyolog Buda kavramıştı bunu. Hristiyanlık gibi acınacak şeylerle karıştırmamak için, daha doğru olarak sağlık koruma diye adlandırmak gereken bu “din”in etkisi, hıncın yenilmesiyle elele olmuştur, iyileşme yolunda ilk adım. “Düşmanlık düşmanlıkla sona ermez; düşmanlık dostlukla sona erer”: Buda öğretisinin başlangıcında bu vardır; böyle konuşan töre değildir, fizyolojidir. Zayıflıktan doğan hıncın zararı zayıfın kendine dokunur en çok, tersine başlangıçta yaradılış zenginse, o zaman da gereksiz bir duygudur; onu alt edebilmek zenginliğin kanıtıdır nerdeyse.

(Ecco Homo—

Reklamlar

Read Full Post »