Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Stalin’in Oğlu’ Category

Stalin’in oğlu Yakov’un nasıl öldürüldüğünü ancak 1980 yılında Sunday Times gazetesinde okuyabildik. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanlara tutsak düşen Yakov, bir grup İngiliz subayı ile birlikte bir kampa konulmuştu. Aynı kenefi paylaşıyorlardı. Stalin’in oğlu kenefi leş gibi bırakıp çıkma alışkanlığındaydı. İngiliz subaylar dünyanın en güçlü adamının boku da olsa keneflerin boka bulanmasına içerliyorlardı. Yakov’un dikkatine sundular konuyu. Yakov alındı. Tekrar tekrar dikkatini çekip kenefi temizlemesini sağlamaya çalıştılar. Öfkelendi, tartışma çıkardı, kavga etti. Sonunda kamp komutanı ile görüşme istedi. Ama kibirli Alman, bok konusunu konuşmayı reddetti. Stalin’in oğlu içine düştüğü yüz kızartıcı duruma dayanamadı. En korkunç Rusça küfürleri haykırarak kampı çevreleyen elektrikli dikenli tellere attı kendini. Hedefi vurmuştu. İngilizlerin kenefini artık bir daha hiç boka bulamayacak olan bedeni tele çakılıp kalmıştı.” (Kundera, 1983: **)

Milan Kundera kitcsh’i böyle açıklıyor. Çünkü kitcsh “bokun reddedildiği ve herkesin bok yokmuş gibi davrandığı bir estetik ülkü dünyasıdır.” (Kundera, 1983: **)

Komünist kitcsh’in en iyi örneği 1 mayıs denen törendedir. Her yer temizlenmiş, çiçeklerle süslenmiş, posterler ve sıra halinde giden tankların oluşturdukları estetik armoni o kadar güçlü olur ki, onunla politika bile yapabilir hale gelirsiniz.

gridergi—

ben de kendi yorumumu yapayım, aslında bu boku yoksayma, yani düzen takıntısı, modernizmin bariz bir görünümüdür, çevre mühendislikle, insan psikolojiyle ve toplum hukukla düzenlenirken, norm-dışı kalan alan kendisi varolsa bile yoksayılmaya, gözden uzak tutulmaya çalışılmıştır,,,

Read Full Post »