Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Saflığın ve İçgüdülerin Ölümü – Can Murat Demir’ Category

Her insan bünyesinde iyi veya kötü bir takım içgüdüleri barındırır. Bunlara iyilik yada kötülük de demek mümkün. Önemli olan hangisine göre hareket edeceğidir. Önemli olan seçimdir, önemli olan davranıştır. Peki ilk soru şu: Kötücül bir içgüdüden iyilik doğabilir mi? Neden olmasın? Bu mümkün olabilir… Her daim yasalara ya da ahlaka göre davranma eğilimi besleyen-besletilen insan belki de bu sorunsalı ve onun gücünü içinde tutuyordur! Kötü insan belki de iyidir, ya da iyi insan belki de berbat bir çöküntüdür…

İçselleşirilmiş ve ezberlenen davranışlar hem hayatı örseledi, hem de içgüdüleri… Ön sonuç olarak tanınmaz ve pısırık bir değerler düzlemi yaratıldı. Buna ahlak dendi, bazende gelenek, bazen de günah… Arada kaynayan insan oldu, zavallı ve kötümser insan…

Karar alma ve hayatını elinde tutma yetisini kaybeden insan nasıl bir dünyayı hakeder sizce? İşte asıl soru bu… Yoz ve bir o kadar da aşağılık bir hayatı tercih etti ve bunu kendi elleriyle yaratarak dünyanın en büyük suçunu işledi. Evet bu dünyayı hakketti, bu dünyayı kendine mecbur kıldı… Gülerek, mızmızlanarak ve bazen de ağlayarak tanrısına yalvardı. Peki içgüdüler… Onlara ne oldu, yer yarıldı da içine mi girdiler! İçgüdülerimizi neden terkettik sizce? Cevabı basit; çünkü insan kendisinden her zaman korkacak şekilde yetiştirildi, tıpkı at yetiştiricisinin yaptığı gibi, onu aşağıladı ve kamçıladı. Oysaki kamçı, ahlaktı, kamçı tanrıydı, kamçı kendisiydi. İnsan bu hayatta kendisini kamçılamayı tercih etti. Kendi eliyle kendisine eziyet eden bir acı müridi gibi davrandı. Kısaca, çileci bir ideali benimseyerek ve bunu kendine kader belleyerek kendi mezarını kazdı.

Sonuç: İnsan, tarihin belli dönemleri hariç, hiçbir zaman kendisi gibi olamadı, buna izin verilmedi çünkü kendi varlığına ön şart olarak yine kendi varlığını sundu….Bu da büyük işkencenin diğer bir adıydı… Ben hiç korkmadan ona; “Saflığın ve içgüdülerin ölümü” diyorum.

Can Murat DEMİR

Reklamlar

Read Full Post »