Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Güncelik Hayat – O – Gözde Burcu Narin’ Category

Şimdi oturup yazmam gerektiğini hissediyorum. Boş bir sayfa… Ve ben çıldırıyorum. Çünkü biliyorum ki bu boş sayfadan daha fazla şey anlatamayacağım. Hayır, duygularımın karışıklığı söz konusu değil. Söz konusu olan şu: Ne hissedeceğimi bilemiyorum.

Hislerimin bir “olması gereken”i var mı bilmiyorum. Eğer bende olan’ı anlayabilseydim belki bunun cevabını verebilirdim.
O cevap bende yok.

Schopenhauer şöyle der:

“Şu veya bu şekilde akıllarını nesnel bir biçimde kullanma kabiliyetine sahip insanların arasındaki sohbet; konu basit, hatta sadece şakalaşmadan ibaret olsa bile, her zaman aklî melekelerin özgürce oyununa dönüşür.”

3 aydır özgürce oyun oynuyoruz. Kuralları bilmiyorum, bir kural olduğunu da sanmıyorum. Sadece şakalaştığımız o anlarda bile valsteki o uyumu görüyorum.
Şu üç aydır konuştuğumuzu düşünmüyorum. Biz vals yapıyorduk.

Bir süngerin suya kendini dayayışı gibi ben de onun dudaklarına dayadım aklımı. Konuştuğu her kelimeyi emip içimde saklamak için canhıraş okudum bu sene.
Sanki ona yetişmem gerek, sanki o aklî melekeler ben okudukça daha da özgürce oynayacak; sanki o uyumun devamı için sürekli büyümem, okumam gerek…

Beni kışkırtıyor.
Söylemiş miydim?

* * *
Belki de budur aşk. Çünkü kimi insan aşkın acıyla eş olduğunu kimi de huzurla eş olduğunu söyler. Şu anda bende var olan sonsuz huzur ve özgürlük duygusu.
Özgürüm ve bütün kartlarımı önüne açıyorum.
İlk defa bu denli çıplağım.
Ben ki alavere ve dalavere konusunda uzmanlaşmış bir insan, ilk defa bu denli üryan olarak birinin karşısına geçtim.
Değil mi ya? Belki de aşk budur. Belki de aşk birine tamamen soyunmaktır.
Huzur ve uyumdur.

Hiç biriyle tamamen uyduğunu hissettin mi günce?
Hiç farklı bir noktada yaşadığınızı ve gerçekten de diğer tüm beraberliklerden
farklı olduğunu?
Hiç böyle huzurluca soyundun mu birine?
Hiç konuşurken vals yaptığını hissettin mi?

* * *

Bugün onunla son görüşmemizde şunu düşündüm:
Bunca farklı ve özel bir insan neden benimle görüşmek,
benimle sohbet etmek ve melekelerini paylaşmak ister?

Kendimi törpülemeliyim.
Katı yanlarımı kırıp atmalıyım.

Sonra ona dönüp sormalıyım:

Ben bunca katı ve bunca yaralayıcıyken neden
benimle ilgilendin?

Neden ilk defa hayatımdan hiç gitmeyeceğine inandığım biriyle bu kadar sorunsuzca mutluyum?
Hani kaçan kovalanırdı. Sen kaçmıyorsun ve ben de kovalamıyorum.
Yoksa biz ucuz aşk oyunlarının uzağına mı fırlattık kendimizi?

Hem senin kalbin neden hızlı atıyor?
Benimki yavaş attığı için mi?

Üstelik neden baktıkça güzelleşiyorsun sen?

Neden bir kadın bulmadın kendine?
Neden küçük bir çocuk buldun?
Neden uğraşıyorsun benimle?
Ben kendimi hiç büyütemeyeceğim ki…

Üstelik nereden biliyorsun yıldızları ve kitapları ve hayatın acıtan yanlarını?

Cevapların var mı adam?

(http://cudidagi.blogspot.com/)

Read Full Post »