Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘politika’ Kategorisi için Arşiv

Gözlerimizin önünde modern bir Yunan trajedisi oynanıyor. Son günlerde izlerken, trajedinin dört aktörü dikkatimi çekti. Kısaca onlardan söz etmek istiyorum. İlk iki aktör IMF Başkanı Christine Lagarde ile Yunanistan Başbakanı Lucas Papademos’tur. Bu ikilinin Yunan trajedisinde oynadıkları roller malûmdur; fakat, benim dikkatimi çekmeleri 22 Şubat’ta Batı basınında yayımlanan bir fotoğrafları nedeniyle oldu. Yunanistan’a IMF, Avrupa [...]

Yazının Tamamını Oku »

Sosyalleşen Ceza Hukukunda kısas yöntemi terk edilmektedir. Ölüm cezası da, kısas mantalitesinin bir sonucudur. Kimi hukukçular, işlenen cinayet ile ölüm cezası arasında aritmetik bir oran olduğunu savunmaktadır. Ancak bu savunu, iki noktada çelişkiye düşmektedir.   1. Kan gütme saikiyle işlenen cinayetler, suç sayılmakta, hatta bu saik ağırlaştırıcı neden olarak öngörülmektedir. Kana kan isteme düşüncesinin yasal [...]

Yazının Tamamını Oku »

Gençliği boyunca kendini “devrimci” diye tanımlamaya çalışmış biri olarak, bunca yıl sonra “Devrim nedir?” sorusunu, “Bilmiyorum” diye yanıtlamanın sızısıyla söz alıyorum. Ama kötümser, insanı içine küstüren, hayattan ve devrimden caymış bir sızı değil bu. Ömrü tartmayı öğrenmenin, dünyanın ve insanların sınırlarını görmenin, gerçekliği zamansallığı içinde kavramanın bilgisini de içeren yetişkin bir sızıdan söz ediyorum. Hayal [...]

Yazının Tamamını Oku »

Dinleyin yumurtapiçleri! … Foucault’nun yazıları kurcalandığında onun iktidarın işleyişini ifşa etmek ve toplumsal sorunlara dair tartışmalara derinlik katarak indirgemeci ikili karşıtlıkların ötesindeki farklılıkları da ortaya çıkaran bir etkileşim sürecine katkıda bulunmak dışında entellektüel ve siyasi aktivist için bir işlev daha biçtiğini görebiliriz. Bu işlevi, sesleri duyulmayanların seslerinin duyulur kılınmasına imkan yaratmak; baskı altına alınmış, unutturulmuş, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Doğum 14 Haziran 1928 Arjantin Ölüm 9 Ekim 1967 Bolivya Eğitim Tıp Meslek Doktor İmza   Dinleyin Kelaynaklar! … 1968 Baharı Mısır’da 1952′de Hür Subaylar adlı milliyetçi hareketin önde gelenlerinden Cemal Abdül Nasır liderliğinde başlatılan ve krallık yönetiminin yerini 18 Haziran 1953′te cumhuriyet idaresinin almasına “Mısır Devrimi” ya da Cezayir’de Fransa’ya karşı 1954-62 arasında sürdürülen [...]

Yazının Tamamını Oku »

Dinleyin Sürüngenler! ,,, “Bir yeni devrim, ancak yeni bir bunalımın ardından gelebilir. Ama biri ne kadar kesinse, öteki de o kadar kesindir.” Karl Marx – Freidrich Engels (Güz – 1850) … ŞUBAT devrimi patlak verdiği zaman, biz hepimiz, koşulları ve devrimci hareketlerin gidişini kavrama bakımından, geçmiş tarihsel deneyimin, özellikle de Fransa deneyiminin büyülü etkisi altındaydık. [...]

Yazının Tamamını Oku »

das Kapital 2 – ka

Para bir kanser gibi büyüdü ve bir ura dönüştü,,, dünyadaki dolaşımda olan toplam ekonomik değerin yarısını para oluşturuyor şu anda,,, bu paranın kendinde değeri demek,,, o zaman basit bir hesapla elindeki paranın edineceği değerin yarısını olmayan bir değere yatırıyorsun,,, yani elindeki para, parayla iki katı şişirilmiş,,, elinde 100′lük mü var,,, 50′lik taşıyorsun,,, paranın sermaye ya [...]

Yazının Tamamını Oku »

İlkeli siyaset, kimlik, ahlâk, sorumluluk… postmodern dönemin, umacıları. Gün, sorumluluk almamanın, bağlanmamanın, parçalı kimliklerin, plastik cinselliğin ve tüketicilerin günü! Madem ki siyaset agoralardan silinip oy sandıklarına hapsedildi; modernliğin toplama kamplarında bitiremediği Öteki, evin, mahallenin, kentin dışına püskürtüldü; hayat artık doğumla başlayıp ölümle sona eren bir süreklilik olmaktan çıkıp hesaplanabilir ve sürdürülebilir parçalara bölündü… öyleyse artık [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yahudilerin başına nelerin geldiğini bilmediğini söyleyen Almanların yalan söylediğine inananlar, insanın görmek istemediğini göremeyeceğini ve böylece bilinmek istenmeyen bir gerçeği inkar eden Almanların, gerçekte, tamamen içten olabileceklerini unutuyorlar. Ne var ki, Almanlar sedece istemedikleri için gözleri önünde olanları görmediler. (H. S. Sullivan, bu olguya son derece uygun düşen “seçici dikkatsizlik” deyimini kullanmıştır.) Martin Brown— — [...]

Yazının Tamamını Oku »

(medeni hukukta yapılan önemli değişikliğe rağmen, yüksek yargı bu değişikliğin özüne ilişkin hiç bir bok anlamadığını sergilemiş oluyor ülkemizde, ben bu tür bir yargıya yüksek yargı değil, alçak yargı diyorum,,, ve (onların yanında yeniyetme olması gereken) bir hukukçu olarak boynuzlarımı kulaklarına batırıyorum: TÜRK MEDENİ KANUNU madde 1: Kanun, sözüyle ve “özü”yle değindiği bütün konularda uygulanır!!!) [...]

Yazının Tamamını Oku »

Eski Yazılar »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 61 other followers