1. lütfen: hz. max planck’ın merhum elini öpünüz .):)
2. lütfen: burası üstün zekalı değil, (PC’lerin daha üstün zekalı olduğunu düşünüyorum), ince zekalı kardeşimin blogu (bunun PC’lerde olmadığını düşünüyorum),,, o bir boynuz, daha kulağı geçmedi, ama kaderi bu: Geçecek! beni seven, kristalleri seven tıklasın:
http://crystalperception.blogspot.com/
Müsadenizle bir hafta pause yapıyorum,,, biraz müzikle ilgilenesim var,,, elektronik müzikle compose olarak ilgilenen ve kalfalık mertebesinde olan kişiler benimle soft synthesizer+sample paylaşırsa, bi mukabele,,,
tıkla lum (lan yerine oğ-lum’dan türettiğim ve türk argosuna kazandırmak istediğim kelime, kullan, kullandırt, arkadaş kıvamında da söyleyebilirsin, tanrının isaya dediği gibi de)))
tıkla lum:
o değil de, “,,,” ne oluyor? Üç virgül nedir, amacı nedir anlamış değilim.
amacım anlatmak olmasın da, hikaye şöyle başladı,,,
önce paragrafların ya da vurucu cümlelerin arkasına koyuyordum,,,
sonra beni bütün noktalama işaretlerinden kurtardığını farkettim,,, ve konuşma gibi yazabildiğimi,,, ve kısa bir süre sonra da alışkanlık haline geldi,,,
bu sitede ereksel bi şey arıyosan tonlarca var,,, bırak bunda arama bari .):)
Herhangi birşey aramıyorum, sadece üç noktanın kullanım amacını anlamamıştım. Keyif yazanın tabii, istediği noktalama işaretini, kelimeyi uydurup/kullanıp yazabilir; söyleyecek bir lafım yok.
küçük bi tiyo, başkaları da başka tiyo kapmışlardır belki de,,, bende ki şu,,,
insan iki türlü iyi yazıyor,,, bir yaşadığını yazmaya çalışarak,,, bir de yaşadığını yazmamaya çalışarak,,,
30 saattir ayaktayım, kafa hali yaşatan süreç,,, kimyasal,,, bi ara küçük bi blog yapmıştım bi sevgilime,,, orda sormuştu bir çocuk,,,
xöyle cevap vermiştim,,,
(((ben de bunu buldum
(((bende bunu buldum
sen yazsana bi şeyler üç virgül hakkında, bak kuyrukları var, yeryüzünde de, gökyüzünde de, insanın gözlerinde bile kuyruklar var : )
dream
within a dream,,,
adger allen poe—
alnına konsun bu öpüş!
,,,
ama, şimdi senden ayrılırken,
itiraf edeyim ki-
günlerimi bir düş
sayarken yanılmıyorsun;
,,,
ve, umut gitmişse uzaklara
bir gece ya da bir gün
bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
fark eder mi bu yüzden?
,,,
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
yalnızca bir düşün içinde bir düş.
,,,
kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
haykırışları içinde duruyorum:
ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda-
ne kadar az! ama nasıl da
süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere
ben ağlarken-
ben ağlarken!
,,,
ah tanrım! daha sıkı
tutamaz mıyım onları?
ah tanrım! tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
yorum yazmayın aqvaryuma,,,
bu türlüysen seyret sadece,
baq!
yorum yazmayanın aqvaryumu:
içinde taş yok, kabarcık yok, midye, kabuk yok,,,
balık yok,,,
su yok aq,
su bile yok!
beni baştan yarat!
sadece hatun cinsi, xx sivrisinekler sokuyomuş, sineq nerde, balıq yedi, balıq nerde, dağa kaçtı, dağ nerde, yandı bitti qül oldu,,,
baştan beceremedim, sondan başlıyorum;
ol sineq! ol balıq! ol ineq! ol qül!
doğ!
ol anqa!