Birinci adım konuştu kendi kendine:
Ben hep en olmak istedim,
İkincisi döndü ona:
Ben hep sen olmak istedim,
Üçüncü adımdı kulağıma fısıldayan:
Ben hep ben olmak istedim…
en sen ben erdenoğlu
- 3. adım dünya şampiyonluğu mu, ilk iki adım, türkiye ve avrupa şampiyonluğu olmalı herhalde)
- Hayır! şöyle söyleyeyim, kafadan 3 adım dünya şampiyonluğu ve bi de 3 adım kafadan dünya şampiyonluğu, mümkün değil mi- bu iğne)
- Düzenli olarak antremanlara gelmenizi öneririm öncelikle-bu da çuvaldız)
- üstün adam olmak değil altın adam olmak isterim bre uzman kişi- bu da çuvaldıza iğne)
- gümüşü sev- iğneyle çuval dikilmez)
(Post-modern diyalogların özünde bi yavşaklık var sanki, post-modernizm: hakikatin yavşak gerçeklik söylemi, bi kaç taşı da gediğine oturttu, (olması gerekeni gösteren bir kılavuz gibi değil de olanı gösteren bir analiz olarak bakılırsa ders çıkarılabilir, mutlak ölünce miras yavşaka kaldı, biraz eleştirel, biraz kinik, biraz yabancılaşmış, biraz hedonist ve özgürlükçü, biraz dokunmamacı-nihilist, biraz yıkıcı, biraz anlamsız, biraz anlamlı vs vs…
anlamı anlamsızlığa boğabilirsin, ya anlamsızlığı anlama boğmak, bir büyü gibi, bir kehanet! Aslında burada bir çarpışma var, birisi:- zorlama! anlamsızlığa anlam yükleyemezsin der, diğeri: – yük taşımayı sevmem der, anlam yüklersin de sen, seve seve anırırsın o yükü taşırken…
eşek anırdı
(cilalı ilk çağ, demir ilk çağı, ortaçağ- iki ileri bi geri çağı, yeni çağ, yakın çağ, hadi uzay çağı-uzay bizim için devasa bi fantezidir, ve şimdii belki çağı)
bir anarşist bireye farklı bir yerden bakıyordu, ne Tanrı, ne aile, ne devlet. Özgürlük; üzerindeki otoriteden bağımsızlaşmayı da içermez mi, bir bireyin kara yazgısı değil mi ölümün yaşam üzerindeki otoritesini aşamamak, (bu farkındalığa melankolinin kapısı diyorlar), özgürlük yalnızlık pahasına elde edilmiyor mu,,, bireyin en büyük hapishanesi kendisi değil mi,,,
———————————————–
(duygulandım)
gölün dibi delikti,
çöl olmuştum…
en (üç damla dünya şampiyonu, zira kendisi çölde balık tutmuştur)
sen (üç nokta dünya şampiyonu, yarımı da anlatır, yarınsızı da)
ben (üçüncü adım damla nokta)…
en bene sordu
neydi tuttuğun balık
kavuniçi balığı dedim
çölde bi kavun bulmuştum, balığı içinden tutmuştum…
(daha da yan bakabilirim, en yan bakabilirim:
- çölde bi balık bulmuştum, içine kavun sokmuştum
- ohaa
- yaa photoshopla yaptım be, sizin içiniz fesat.
- Sonuç?
- YOK!